Yerel gazetecilik, sırtında büyük bir yük taşıyan, fedakarlıkla yapılan kutsal bir meslektir.
İnsanlar gazeteciden tarafsız, doğru haber bekler; ancak ne yazık ki bazı kalemler bu ilkeden saparak farklı amaçlar doğrultusunda kalem oynatmaktadır. Bir gazete kurmak ve onu sürekli yaşatmak kolay görülse de, gerçekte arka planda sayısız zorluk ve emek yatmaktadır.
Kimi zaman sessiz kalmayı tercih eden kamuoyunun ise bu emeğin farkında olması gerekir.
Gazetecilik, zenginlik vaat eden bir meslek değildir; yerel gazeteciler maddi anlamda genellikle mütevazı yaşarlar.
Çünkü bu meslek, sadece para kazanmak için değil, sevgi, inanç ve sorumlulukla yapılması gereken bir uğraştır.
Eline fotoğraf makinası alıp kendini gazeteci sananlar çoğaldı; ancak gazetecilik sadece ekipmanla değil, etikle, bilgiyle ve adanmışlıkla mümkündür.
Bu yüzden gerçek gazetecilerin yolu her zaman kolay olmaz.
İlginçtir ki, bir kuaför salonu açmak için türlü belgeler ve denetimlerden geçerken, gazete kurmakta böyle katı kurallar yoktur.
Bu durum, gazeteciliğin kolayca suiistimal edilmesine kapı aralamakta, kötü niyetli kişilerin farklı amaçlarla medyayı kullanmasının önünü açmaktadır.
Oysa özgür ve doğru haber yapılamadığı sürece demokrasinin temeli sarsılır, toplum bilgilendirilmiş olmaz.
Yine de, ilkelerinden şaşmayan, kamu yararını gözeten, araştıran ve gerçeği yazan yerel gazeteciler vardır.
Onlar, halkın sesini en güçlü şekilde duyurmak için mücadele ederler.
Bu bağlamda, halkın da yerel gazetelerine sahip çıkması, onları desteklemesi, birbirine dayanması büyük önem taşır.
Gazetecinin güçlü olduğu yerde, halkın haklarını savunması ve sorunlarının görünmesi mümkün olur.
Sonuç olarak, yerel gazetecilik sadece bir meslek değil, aynı zamanda toplumun aynasıdır.
Bu aynaya sahip çıkmak, onu temiz ve sağlam tutmak herkesin görevidir.
Halkın habere olan inancı ve desteği yerel gazeteciliğin geleceğini belirleyecektir.
Kalemini doğru kullanan gazeteci ise elbette ki bu güzel mesleğin onurudur
Kalın sağlıcakla

