yeni göclük
yeni göclük
Vecdi ŞENEMRE
Köşe Yazarı
Vecdi ŞENEMRE
 

30 AĞUSTOS'UN ASIL SAHİPLERİ NEREDE?

30 Ağustos Zafer Bayramını kutladık Kiminle? Donanma orada. Kaymakamlık orada. Belediye orada. Siyasi partiler orada. Sivil toplum kuruluşları orada. Protokol tamam. Vatandaş nerede? Şöyle Gölcük’ün sokaklarında dolaşın. Kaç evin balkonunda Türk bayrağı asılı? Kaç iş yerinin vitrininde ay yıldız var? Kaç anne, kaç baba çocuğunun elinden tutup tören alanına gelmiş? Saymaya kalksanız işiniz uzun sürmez. Çünkü yok denecek kadar az. Ama sosyal medyaya bakıyorsunuz… Maşallah! Her yer kırmızı beyaz. Atatürk fotoğrafları… Türk bayrakları… Zafer mesajları… “30 Ağustos kutlu olsun” paylaşımları… Klavye başında millî mücadele veriyoruz! İki satır yazıyoruz. Bir bayrak emojisi koyuyoruz. Görev tamam. Sonra telefonu cebimize koyup hayatımıza devam ediyoruz. Oysa bayram, sosyal medya paylaşımı değildir. Bayram, çocuğunun elinden tutup tören alanına gitmektir. Bayram, evinin balkonuna bayrak asmaktır. Bayram, o günün neden bayram olduğunu çocuğuna anlatmaktır. Bayram, yalnızca tatil yapmak değildir. Bayram, hatırlamaktır. Minnet duymaktır. Sahip çıkmaktır. Ne caddeyi dolduran uçsuz bucaksız bir kalabalık var… Ne ellerinde bayraklarla meydana akan binlerce insan… Ne de çocukların hafızasına kazınacak büyük bir bayram coşkusu… Siyasi partiler ve sivil toplum kuruluşları geliyor. Peki ya bu zaferin asıl sahibi olan millet? Millet sosyal medyada! 30 Ağustos sıradan bir tarih değildir. Bir milletin esareti reddettiği gündür. Bu ülkenin tapusunun kanla, mücadeleyle ve büyük fedakârlıklarla alındığı gündür. Bugün özgürce yaşadığımız bu topraklar, bize sosyal medya paylaşımıyla bırakılmadı. Birileri cepheye gitti. Birileri evladını gönderdi. Birileri geri dönemedi. Birileri, bizim bugün başımız dik yaşayabilmemiz için canını ortaya koydu. Şimdi bize düşen nedir? Yılda bir gün tören alanına gelmek. Bir bayrak asmak. Çocuğumuza bu zaferi anlatmak. Bunu bile fazla görüyoruz. Millî bayramlar seyredilmez. Yaşanır. Bayrak profilde değil, balkonda dalgalanır. Coşku ekranda değil, meydanda gösterilir. Çocuklara tarih mesajla değil, yaşatılarak öğretilir. Sonra gençler millî bayramlara neden ilgi göstermiyor diye soruyoruz. Çocuk, annesini babasını meydanda görmemiş. Elinde bayrakla yürümemiş. Marşı kalabalıkla birlikte söylememiş. Tören alanındaki heyecanı yaşamamış. Nereden bilecek? Nereden hissedecek? Biz götürmezsek… Biz anlatmazsak… Biz sahip çıkmazsak… Sosyal medya mı öğretecek? 30 Ağustos Zafer Bayramı’nı kutluyoruz. Ama sadece paylaşım yaparak değil… Meydana çıkarak. Bayrağımızı asarak. Çocuklarımızın elinden tutarak. Bu büyük zaferin değerini anlayarak kutlayalım. Çünkü bayramlar protokolün değil, milletindir. Millet gelmezse tören yapılır… Ama bayram yaşanmaz. Kalın sağlıcakla
Ekleme Tarihi: 30 Ağustos 2026 -Pazar

30 AĞUSTOS'UN ASIL SAHİPLERİ NEREDE?

30 Ağustos Zafer Bayramını kutladık
Kiminle?
Donanma orada.
Kaymakamlık orada.
Belediye orada.
Siyasi partiler orada.
Sivil toplum kuruluşları orada.
Protokol tamam.
Vatandaş nerede?


Şöyle Gölcük’ün sokaklarında dolaşın.
Kaç evin balkonunda Türk bayrağı asılı?
Kaç iş yerinin vitrininde ay yıldız var?
Kaç anne, kaç baba çocuğunun elinden tutup tören alanına gelmiş?
Saymaya kalksanız işiniz uzun sürmez.
Çünkü yok denecek kadar az.


Ama sosyal medyaya bakıyorsunuz…
Maşallah!
Her yer kırmızı beyaz.
Atatürk fotoğrafları…
Türk bayrakları…
Zafer mesajları…
“30 Ağustos kutlu olsun” paylaşımları…
Klavye başında millî mücadele veriyoruz!
İki satır yazıyoruz.
Bir bayrak emojisi koyuyoruz.
Görev tamam.
Sonra telefonu cebimize koyup hayatımıza devam ediyoruz.

Oysa bayram, sosyal medya paylaşımı değildir.
Bayram, çocuğunun elinden tutup tören alanına gitmektir.
Bayram, evinin balkonuna bayrak asmaktır.
Bayram, o günün neden bayram olduğunu çocuğuna anlatmaktır.
Bayram, yalnızca tatil yapmak değildir.
Bayram, hatırlamaktır.
Minnet duymaktır.
Sahip çıkmaktır.

Ne caddeyi dolduran uçsuz bucaksız bir kalabalık var…
Ne ellerinde bayraklarla meydana akan binlerce insan…
Ne de çocukların hafızasına kazınacak büyük bir bayram coşkusu…
Siyasi partiler ve sivil toplum kuruluşları geliyor.
Peki ya bu zaferin asıl sahibi olan millet?
Millet sosyal medyada!


30 Ağustos sıradan bir tarih değildir.
Bir milletin esareti reddettiği gündür.
Bu ülkenin tapusunun kanla, mücadeleyle ve büyük fedakârlıklarla alındığı gündür.
Bugün özgürce yaşadığımız bu topraklar, bize sosyal medya paylaşımıyla bırakılmadı.
Birileri cepheye gitti.
Birileri evladını gönderdi.
Birileri geri dönemedi.
Birileri, bizim bugün başımız dik yaşayabilmemiz için canını ortaya koydu.
Şimdi bize düşen nedir?
Yılda bir gün tören alanına gelmek.
Bir bayrak asmak.
Çocuğumuza bu zaferi anlatmak.
Bunu bile fazla görüyoruz.

Millî bayramlar seyredilmez.
Yaşanır.
Bayrak profilde değil, balkonda dalgalanır.
Coşku ekranda değil, meydanda gösterilir.
Çocuklara tarih mesajla değil, yaşatılarak öğretilir.
Sonra gençler millî bayramlara neden ilgi göstermiyor diye soruyoruz.
Çocuk, annesini babasını meydanda görmemiş.
Elinde bayrakla yürümemiş.
Marşı kalabalıkla birlikte söylememiş.
Tören alanındaki heyecanı yaşamamış.
Nereden bilecek?
Nereden hissedecek?
Biz götürmezsek…
Biz anlatmazsak…
Biz sahip çıkmazsak…
Sosyal medya mı öğretecek?

30 Ağustos Zafer Bayramı’nı kutluyoruz.
Ama sadece paylaşım yaparak değil…


Meydana çıkarak.
Bayrağımızı asarak.
Çocuklarımızın elinden tutarak.
Bu büyük zaferin değerini anlayarak kutlayalım.
Çünkü bayramlar protokolün değil, milletindir.
Millet gelmezse tören yapılır…
Ama bayram yaşanmaz.

Kalın sağlıcakla

Yazıya ifade bırak !
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve golcukhaber.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.