yeni göclük
yeni göclük
Vecdi ŞENEMRE
Köşe Yazarı
Vecdi ŞENEMRE
 

ÇOCUK OKUTABİLENE MADALYA

Okul hazırlıkları başladı. Okula ilk kez adım atacak çocuklar 7 Eylül’de alışma sürecine başlayacak. Normal eğitim 14 Eylül’de açılacak. Ama velilerin eğitimi çoktan başladı. Dersin adı: Geçim matematiği. Bir çanta kaç maaş eder? Defterle kalemi yan yana koyunca kaç günlük mutfak parası gider? Bir çift okul ayakkabısı alınca elektrik faturası nasıl ertelenir? Problemler zor. Cevap anahtarı yok.   Kırtasiyeye giriyorsunuz. Çanta… Defter… Kalem… Silgi… Boya… Suluk… Beslenme çantası… Liste uzadıkça velinin yüzü düşüyor. Çocuk renkli kalemlere bakıyor. Anne fiyatına. Çocuk beğendiği çantayı gösteriyor. Baba cebindeki parayı hesaplıyor. Çocuk için okul heyecanı… Anne ve baba için bütçe sınavı. Üstelik daha okul forması var. Servisi var. Beslenmesi var. Ayakkabısı var. Sınıf ihtiyaçları var. “İhtiyaç” adı altında yıl boyunca çıkacak sürpriz masraflar var. Eğitim ücretsiz deniyor. Kâğıt üzerinde ücretsiz. Gerçek hayatta velinin cüzdanından başlıyor.   Bir çocuğu okutmak zor. İki çocuğu okutmak ekonomik dayanıklılık testi. Üç çocuğu okutmak ise üstün başarı belgesi gerektiriyor. Bence devlet bu ailelere madalya vermeli. Bir yüzünde kitap… Diğer yüzünde boş cüzdan… Altında da şu yazmalı: “Bütün ekonomik zorluklara rağmen çocuklarını okutmayı başarmıştır.” Çünkü bu devirde çocuk okutmak yalnızca anne-babalık değil. Bütçe uzmanlığıdır. Borç yönetimidir. Fedakârlıktır. Bazen kendinden vazgeçmektir.   Üniversitede çocuğu bulunan aileleri hiç sormayın. Kayıt parası yok deniyor. Peki barınma? Yemek? Ulaşım? Kitap? Bilgisayar? İnternet? Başka şehirde okuyan çocuğun kirası? Apart, yurt veya ev depozitosu? Bir öğrencinin aylık masrafı, birçok ailenin gelirini çoktan geçti. Aileler ne yapıyor? Kimi arabasını satıyor. Kimi arsasını. Kimi yıllardır yastık altında tuttuğu üç beş kuruşu çıkarıyor. Kimi borç alıyor. Kimi kredi çekiyor. Hepsi aynı amaçla… Çocuğu okusun diye. Tabii satacak arabanız, arsanız veya yastık altında birikmiş paranız varsa… Yoksa? Çocuğun hayaliyle ailenin geliri karşı karşıya geliyor. Kazanan çoğu zaman hayat pahalılığı oluyor.   Bir ülkenin geleceği eğitimdir, deniyor. Doğru. Fakat o geleceğin çantasını anne alıyor. Defterini baba alıyor. Servisini aile ödüyor. Barınmasını aile çözüyor. Sofrasından kısıyor. Tatilinden vazgeçiyor. Yeni kıyafet almıyor. Arabasını değiştirmiyor. Gerekirse elindekini satıyor. Yeter ki çocuğu okusun. Sonra çıkıp “Eğitimde fırsat eşitliği var” diyorlar. Vardır elbette. Parası olanın fırsatı biraz daha eşittir.   Okullar açılıyor. Çocuklar ders başı yapacak. Veliler ise çoktan sınava girdi. Bu sınavda matematik var. Ekonomi var. Sabır var. Fedakârlık var. Ama bütün soruların cevabı aynı: “Çocuğum okusun da ben bir şekilde hallederim.” İşte bu ülkenin gerçek eğitim mucizesi budur. Sistem değil… Çocuğunun geleceği için elinde ne varsa ortaya koyan anne ve babalar. Kalın sağlıcakla 
Ekleme Tarihi: 01 Eylül 2026 -Salı

ÇOCUK OKUTABİLENE MADALYA

Okul hazırlıkları başladı.

Okula ilk kez adım atacak çocuklar 7 Eylül’de alışma sürecine başlayacak.

Normal eğitim 14 Eylül’de açılacak.

Ama velilerin eğitimi çoktan başladı.

Dersin adı:

Geçim matematiği.

Bir çanta kaç maaş eder?

Defterle kalemi yan yana koyunca kaç günlük mutfak parası gider?

Bir çift okul ayakkabısı alınca elektrik faturası nasıl ertelenir?

Problemler zor.

Cevap anahtarı yok.

 

Kırtasiyeye giriyorsunuz.

Çanta…

Defter…

Kalem…

Silgi…

Boya…

Suluk…

Beslenme çantası…

Liste uzadıkça velinin yüzü düşüyor.

Çocuk renkli kalemlere bakıyor.

Anne fiyatına.

Çocuk beğendiği çantayı gösteriyor.

Baba cebindeki parayı hesaplıyor.

Çocuk için okul heyecanı…

Anne ve baba için bütçe sınavı.

Üstelik daha okul forması var.

Servisi var.

Beslenmesi var.

Ayakkabısı var.

Sınıf ihtiyaçları var.

“İhtiyaç” adı altında yıl boyunca çıkacak sürpriz masraflar var.

Eğitim ücretsiz deniyor.

Kâğıt üzerinde ücretsiz.

Gerçek hayatta velinin cüzdanından başlıyor.

 

Bir çocuğu okutmak zor.

İki çocuğu okutmak ekonomik dayanıklılık testi.

Üç çocuğu okutmak ise üstün başarı belgesi gerektiriyor.

Bence devlet bu ailelere madalya vermeli.

Bir yüzünde kitap…

Diğer yüzünde boş cüzdan…

Altında da şu yazmalı:

“Bütün ekonomik zorluklara rağmen çocuklarını okutmayı başarmıştır.”

Çünkü bu devirde çocuk okutmak yalnızca anne-babalık değil.

Bütçe uzmanlığıdır.

Borç yönetimidir.

Fedakârlıktır.

Bazen kendinden vazgeçmektir.

 

Üniversitede çocuğu bulunan aileleri hiç sormayın.

Kayıt parası yok deniyor.

Peki barınma?

Yemek?

Ulaşım?

Kitap?

Bilgisayar?

İnternet?

Başka şehirde okuyan çocuğun kirası?

Apart, yurt veya ev depozitosu?

Bir öğrencinin aylık masrafı, birçok ailenin gelirini çoktan geçti.

Aileler ne yapıyor?

Kimi arabasını satıyor.

Kimi arsasını.

Kimi yıllardır yastık altında tuttuğu üç beş kuruşu çıkarıyor.

Kimi borç alıyor.

Kimi kredi çekiyor.

Hepsi aynı amaçla…

Çocuğu okusun diye.

Tabii satacak arabanız, arsanız veya yastık altında birikmiş paranız varsa…

Yoksa?

Çocuğun hayaliyle ailenin geliri karşı karşıya geliyor.

Kazanan çoğu zaman hayat pahalılığı oluyor.

 

Bir ülkenin geleceği eğitimdir, deniyor.

Doğru.

Fakat o geleceğin çantasını anne alıyor.

Defterini baba alıyor.

Servisini aile ödüyor.

Barınmasını aile çözüyor.

Sofrasından kısıyor.

Tatilinden vazgeçiyor.

Yeni kıyafet almıyor.

Arabasını değiştirmiyor.

Gerekirse elindekini satıyor.

Yeter ki çocuğu okusun.

Sonra çıkıp “Eğitimde fırsat eşitliği var” diyorlar.

Vardır elbette.

Parası olanın fırsatı biraz daha eşittir.

 

Okullar açılıyor.

Çocuklar ders başı yapacak.

Veliler ise çoktan sınava girdi.

Bu sınavda matematik var.

Ekonomi var.

Sabır var.

Fedakârlık var.

Ama bütün soruların cevabı aynı:

“Çocuğum okusun da ben bir şekilde hallederim.”

İşte bu ülkenin gerçek eğitim mucizesi budur.

Sistem değil…

Çocuğunun geleceği için elinde ne varsa ortaya koyan anne ve babalar.

Kalın sağlıcakla 

Yazıya ifade bırak !
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve golcukhaber.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.