Gölcük’te sokağa çıkın.
Çarşıya gidin.
Pazara gidin.
Bir kahvehanenin önünden geçin.
Otobüs durağında bekleyenlere bakın.
Yüzü gülen insan arayın.
Bulursanız şanslısınız.
Kimsenin kimseye özel bir derdi yok aslında.
Herkesin derdi aynı.
Para.
Daha doğrusu...
Paranın yetmemesi.
Esnaf sabah kepengi açıyor.
Daha siftah yapmadan hesabı başlıyor.
Kira.
Elektrik.
Vergi.
Sigorta.
Maaş.
Çek.
Senet.
POS komisyonu.
Sonra kapının önüne çıkıp müşteri bekliyor.
Müşteri geliyor mu?
Geliyor.
Bakıyor.
Fiyat soruyor.
“Bir düşüneyim” diyor.
Gidiyor.
Eskiden vatandaş alışveriş yapardı.
Şimdi fiyat araştırıyor.
Eskiden pazara fileyle gidilirdi.
Şimdi hesap makinesiyle gidiliyor.
Domatesi alırken düşünüyorsun.
Peyniri alırken düşünüyorsun.
Eti zaten uzaktan seyrediyorsun.
Kasaya gelince bir daha düşünüyorsun.
Emeklinin başka derdi var.
Yaz bitti.
Havalar serinleyecek.
Kombi açılacak.
Asıl korku orada başlıyor.
“Doğalgaz faturası ne gelecek?”
Emekli kışı beklemiyor artık.
Kıştan korkuyor.
Aileler deseniz...
Okullar açılıyor.
Çanta lazım.
Defter lazım.
Kalem lazım.
Servis lazım.
Kıyafet lazım.
Beslenme lazım.
Bir çocuk için ayrı hesap.
İki çocuk için ayrı hesap.
Üç çocuk varsa zaten aile bütçesi ayrı bir matematik dalı.
Gençler?
Onların yüzü neden gülsün?
İş bulamıyor.
Bulsa maaşı yetmiyor.
Evlenmek istese düğün masrafı.
Ev tutmak istese kira.
Araba almak istese fiyatı uçmuş.
Bir kahve içmeye çıksa hesabını düşünüyor.
Gençliğini yaşaması gereken yaşta...
Ay sonunu düşünüyor.
İşte bütün mesele burada.
Ekonomik sıkıntı sadece cüzdanı boşaltmıyor.
İnsanın sabrını da tüketiyor.
Tahammül azalıyor.
Sinir artıyor.
Evde tartışma.
İş yerinde tartışma.
Trafikte tartışma.
Markette tartışma.
İnsanların birbirine ayıracak sabrı kalmıyor.
Çünkü herkesin kafasında görünmeyen bir hesap makinesi çalışıyor.
Maaş yattı.
Kira çıktı.
Fatura çıktı.
Kart borcu çıktı.
Mutfak çıktı.
Servis çıktı.
Yakıt çıktı.
Sonuç?
Daha ayın başında maaş bitti.
Ama ay bitmedi.
Sonra soruyoruz...
İnsanlar neden mutsuz?
Neden kimse gülmüyor?
Neden herkes gergin?
Cevap aslında Gölcük sokaklarında.
Bir esnafın yüzünde.
Bir emeklinin pazar çantasında.
Bir annenin okul alışverişinde.
Bir gencin gelecek kaygısında.
İnsan çok şey istemiyor.
Sabah kalktığında “Bugün hangi faturayı ödeyeceğim?” diye düşünmemek istiyor.
Çocuğuna bir şey alırken hesabını beş kere yapmamak istiyor.
Markette fiyat etiketinden korkmamak istiyor.
Kış gelirken kombiye düşman olmamak istiyor.
Ay sonunu getirebilmek istiyor.
Biraz da...
Gülmek istiyor.
Gölcük’te yeniden yüzlerin güldüğü...
Esnafın müşterisini beklerken kara kara düşünmediği...
Emeklinin faturadan korkmadığı...
Gençlerin geleceğe umutla baktığı...
Ailelerin çocuklarının masrafını hesaplarken çaresiz kalmadığı günleri görmek dileğiyle.
Çünkü bir şehirde yüzler gülmüyorsa...
Sorun sadece insanların değildir.
O şehrin ekonomisinin,
o ülkenin ekonomisinin,ve hepimizin sorunudur.
Kalın sağlıcakla


