Haziran enflasyonu yüzde 0,99. Altı aylık enflasyon yüzde 17,59. Rakamlar böyle diyor. Sonra vatandaş markete gidiyor. Kasaya geliyor. Cebindeki para eksiliyor. İşte o anda açıklanan enflasyonla yaşanan enflasyon birbirinden ayrılıyor.
Eskiden insanlar enflasyon haberlerini merakla takip ederdi. Şimdi çoğu, "TÜİK verilerine göre..." cümlesini görünce omuz silkip geçiyor. Çünkü vatandaşın hesabı tablolarla değil, alışveriş fişiyle yapılıyor. Markette değişmeyen tek şey, fiyatların sürekli değişmesi.
İşin ilginç tarafı ise maaş zamlarının konuşulduğu dönemlerde açıklanan düşük enflasyon rakamlarının artık kimseyi şaşırtmaması. Güven kolay kazanılmıyor. Kaybedildiğinde ise rakam ne olursa olsun, ikna etmeye yetmiyor. İnsanlar gördüğüne inanıyor, okuduğuna değil.
Altı aylık enflasyona göre emekli maaşlarına zam yapıldı. Kâğıt üzerinde artış var. Ama pazarda, manavda, kasapta, eczanede o artışın ne kadar dayanacağı büyük soru işareti. Maaş daha cebe girmeden hesaplar yapılmaya başlanıyorsa, ortada çözülmesi gereken bir sorun var demektir.
Ekonomi sadece istatistik değildir. Güvendir. İnandırıcılıktır. Vatandaşın cebindeki paranın alım gücüdür. Çünkü insanlar artık tek bir rakama bakıyor. Ayın sonunda cüzdanında ne kaldığına. Gerisi ise onlar için sadece açıklamadan ibaret kalıyor.

