yeni göclük
yeni göclük
Vecdi ŞENEMRE
Köşe Yazarı
Vecdi ŞENEMRE
 

OKULUN KAPISINDA GÜVENLİK

Okullar açıldı. Ziller çaldı. Çocuklar sınıflarına döndü. Veliler ise çocuklarını okul kapısında bırakıp, içleri rahat şekilde evlerine dönmek istiyor. Çok mu şey istiyorlar? Değil. Çünkü okul, bir çocuğun kendisini en güvende hissetmesi gereken yerlerden biridir. Ama geçen yıl okullarda hiç istemediğimiz olaylar yaşandı. Tartışmalar oldu. Kavgalar çıktı. Okulla ilgisi bulunmayan kişiler koridorlara kadar girebildi. Sonra herkes aynı soruyu sordu: “Okullarımız gerçekten güvenli mi?” Toplantılar yapıldı. Kararlar alındı. Tedbirler açıklandı. Bu eğitim yılında okullarda güvenliğin artırılacağı söylendi. Güzel… Ancak okul kapısında yalnızca “güvenlik” yazan bir görevlinin bulunması yeterli değildir. O görevli, gerçekten güvenliği sağlamalıdır. Okula gireni bilmeli. Çıkanı takip etmeli. Ziyaretçiyi kayıt altına almalı. Şüpheli bir durumda müdahale edebilmeli. Çünkü güvenlik, kapının yanında oturmak değildir. Sorumluluk almaktır. Bir başka önemli konu da okul kıyafetidir. Öğrenciler, üzerinde okul amblemi bulunan kıyafetlerle okula gelmelidir. Neden? Kimin öğrenci olduğu belli olsun diye. Kimin ziyaretçi olduğu anlaşılsın diye. Kimin hangi amaçla okulda bulunduğu bilinsin diye. Okul kıyafeti yalnızca disiplin meselesi değildir. Aynı zamanda güvenlik tedbiridir. Elbette tek başına yeterli olmaz. Okul girişlerinde kontrol yapılmalı. Güvenlik kameraları çalışmalı. Arızalı cihazlar hemen yenilenmeli. Ziyaretçiler kimlik bırakmalı. Okul çevreleri düzenli olarak denetlenmeli. Öğretmenler, yöneticiler, güvenlik görevlileri ve veliler sürekli iletişim hâlinde olmalı. “Bir şey olmaz” anlayışı terk edilmeli. Çünkü bazen bir şey olur. Sonra herkes konuşur. Herkes üzülür. Herkes birbirine sorumluluğu yükler. Ama kaybedilen huzur geri gelmez. Bu konuları şimdiden hatırlatıyoruz. Eksik önlem varsa tamamlansın. Arızalı kamera varsa onarılsın. Güvenlik görevlisi yetersizse takviye edilsin. Kontrol edilmeyen kapı varsa kontrol altına alınsın. Çünkü çocuklarımızı korumak, olay yaşandıktan sonra açıklama yapmakla olmaz. Olay yaşanmadan önce önlem almakla olur. Dileğimiz açık: Yeni eğitim ve öğretim yılında dersler konuşulsun. Başarılar konuşulsun. Çocuklarımızın hayalleri konuşulsun. Kavgalar, şiddet ve güvenlik açıkları değil. Umarız geçmişte yaşanan o istenmeyen olaylar bir daha yaşanmaz. Ama unutmayalım… Umut etmek önemlidir. Tedbir almak ise zorunludur. Kalın sağlıcakla 
Ekleme Tarihi: 16 Eylül 2026 -Çarşamba

OKULUN KAPISINDA GÜVENLİK

Okullar açıldı.

Ziller çaldı.

Çocuklar sınıflarına döndü.

Veliler ise çocuklarını okul kapısında bırakıp, içleri rahat şekilde evlerine dönmek istiyor.

Çok mu şey istiyorlar?

Değil.

Çünkü okul, bir çocuğun kendisini en güvende hissetmesi gereken yerlerden biridir.

Ama geçen yıl okullarda hiç istemediğimiz olaylar yaşandı.

Tartışmalar oldu.

Kavgalar çıktı.

Okulla ilgisi bulunmayan kişiler koridorlara kadar girebildi.

Sonra herkes aynı soruyu sordu:

“Okullarımız gerçekten güvenli mi?”

Toplantılar yapıldı.

Kararlar alındı.

Tedbirler açıklandı.

Bu eğitim yılında okullarda güvenliğin artırılacağı söylendi.

Güzel…

Ancak okul kapısında yalnızca “güvenlik” yazan bir görevlinin bulunması yeterli değildir.

O görevli, gerçekten güvenliği sağlamalıdır.

Okula gireni bilmeli.

Çıkanı takip etmeli.

Ziyaretçiyi kayıt altına almalı.

Şüpheli bir durumda müdahale edebilmeli.

Çünkü güvenlik, kapının yanında oturmak değildir.

Sorumluluk almaktır.

Bir başka önemli konu da okul kıyafetidir.

Öğrenciler, üzerinde okul amblemi bulunan kıyafetlerle okula gelmelidir.

Neden?

Kimin öğrenci olduğu belli olsun diye.

Kimin ziyaretçi olduğu anlaşılsın diye.

Kimin hangi amaçla okulda bulunduğu bilinsin diye.

Okul kıyafeti yalnızca disiplin meselesi değildir.

Aynı zamanda güvenlik tedbiridir.

Elbette tek başına yeterli olmaz.

Okul girişlerinde kontrol yapılmalı.

Güvenlik kameraları çalışmalı.

Arızalı cihazlar hemen yenilenmeli.

Ziyaretçiler kimlik bırakmalı.

Okul çevreleri düzenli olarak denetlenmeli.

Öğretmenler, yöneticiler, güvenlik görevlileri ve veliler sürekli iletişim hâlinde olmalı.

“Bir şey olmaz” anlayışı terk edilmeli.

Çünkü bazen bir şey olur.

Sonra herkes konuşur.

Herkes üzülür.

Herkes birbirine sorumluluğu yükler.

Ama kaybedilen huzur geri gelmez.

Bu konuları şimdiden hatırlatıyoruz.

Eksik önlem varsa tamamlansın.

Arızalı kamera varsa onarılsın.

Güvenlik görevlisi yetersizse takviye edilsin.

Kontrol edilmeyen kapı varsa kontrol altına alınsın.

Çünkü çocuklarımızı korumak, olay yaşandıktan sonra açıklama yapmakla olmaz.

Olay yaşanmadan önce önlem almakla olur.

Dileğimiz açık:

Yeni eğitim ve öğretim yılında dersler konuşulsun.

Başarılar konuşulsun.

Çocuklarımızın hayalleri konuşulsun.

Kavgalar, şiddet ve güvenlik açıkları değil.

Umarız geçmişte yaşanan o istenmeyen olaylar bir daha yaşanmaz.

Ama unutmayalım…

Umut etmek önemlidir.

Tedbir almak ise zorunludur.

Kalın sağlıcakla 

Yazıya ifade bırak !
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve golcukhaber.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.