Trafik dediğimiz şey, direksiyonun başına geçen herkesin uyması gereken ortak bir yaşam sözleşmesi.
Ama son yıllarda öyle bir tablo oluştu ki insan ister istemez şu soruyu soruyor: Trafik kuralları gerçekten herkes için mi var, yoksa sadece dört tekerlekli araçlar için mi?
Bir otomobil ters yöne girdiğinde kıyamet kopuyor, haklı olarak ceza yazılıyor.
Aynı hatayı bir motosiklet yaptığında ise çoğu zaman kimse dönüp bakmıyor. Sanki iki tekerlek, kuralları da ikiye bölüyormuş gibi.
Ana yolda ilerlerken sağınızdan, solunuzdan, iki aracın arasından adeta mermi gibi geçen motosikletleri görmeyen yoktur. Sürücü aynaya bakmaya korkuyor.
Çünkü bir anlık dikkatsizlik, telafisi olmayan sonuçlar doğurabilir.
Elbette bütün motosiklet sürücülerini aynı kefeye koymak haksızlık olur. Kurallara harfiyen uyan, trafikte örnek davranış sergileyen binlerce motosiklet kullanıcısı var.
Ancak kuralları hiçe sayan azınlık, hem kendi canını hem de başkalarının hayatını tehlikeye atarken, denetimin yetersiz kalması da bu görüntünün büyümesine neden oluyor.
Gölcük-İzmit yolu bunun en belirgin örneklerinden biri. Yol boyunca otomobil, kamyon, kamyonet ve minibüslerin hız limitleri tabelalarda açıkça yazıyor. Motosikletle ilgili bir ibareyi göremeyen vatandaş da ister istemez "Acaba onlar için hız sınırı yok mu?" diye düşünüyor.
Elbette yasal olarak motosikletlerin de hız limitleri var. Ancak yeterli bilgilendirme ve etkin denetim olmayınca, kuralların sadece tabelada yazan araçlar için geçerli olduğu gibi yanlış bir algı oluşuyor.
Bir başka çelişki de park meselesinde yaşanıyor. Otomobil kaldırıma çıktığında haklı olarak tepki görüyor. Çünkü kaldırım yayaya ait.
Fakat aynı kaldırımın üzerine bırakılan motosikletler çoğu zaman sıradan bir görüntü gibi karşılanıyor.
Oysa ister iki teker olsun ister dört, kamusal alanın kuralları herkes için aynı olmalı.
Trafikte ayrıcalık diye bir kavram oluştuğu anda, adalet duygusu da güven duygusu da zedelenmeye başlar.
Mesele motosiklete karşı olmak değil, kuralsızlığa karşı durabilmektir. Trafikte kimsenin canı, kullandığı aracın cinsine göre daha değerli ya da daha değersiz değildir.
Kural, istisnası çoğaldıkça anlamını kaybeder.
Eğer gerçekten güvenli bir trafik istiyorsak, denetim de ceza da uygulama da eşit olmak zorunda. Çünkü trafik; ayrıcalığın değil, adaletin olduğu yerde güven verir.
Kalın sağlıcakla

