Benim ev Atatürk Mahallesi’nde…
Sabiha Gökçen Caddesi üzerinde, kalıcı konutların girişinde.
Bölgeyi bilen bilir. Dört yol ağzı.
Yukarıdan gelen var. Aşağıdan çıkan var.
Karşıdan karşıya geçen var.
Bir tek duran yok!
Çünkü herkes yolun kendisine ait olduğunu düşünüyor.
Karşıdan gelen, “Benim yolum” diyor.
Yukarıdan inen, “Öncelik benim” diyor.
Aşağıdan çıkan zaten hiç durmuyor.
Sonuç?
Fren sesi… Çarpışma… Ardından klasik tartışma:
“Benim geçiş hakkım vardı!”
“Hayır, benim vardı!”
Önceki akşam yine kaza oldu.
Üstelik bugüne kadar burada meydana gelen kazaların belki de en büyüğüydü.
İki otomobil de neredeyse pert oluyordu.
Allah'tan can kaybı yaşanmadı.
Ama aynı noktada sürekli kaza oluyorsa buna artık “tesadüf” denmez.
Tedbirsizlik denir.
Orada oturan vatandaşlar bu tehlikeyi defalarca dile getirmiş.
Yol ağızlarına hız kesici tümsek istemişler.
Uyarı levhası istemişler.
Kavşağın yeniden düzenlenmesini istemişler.
En önemlisi de şu basit sorunun cevabını istemişler:
Bu kavşakta geçiş önceliği kimin?
Karşıdan gelenin mi?
Yukarıdan aşağıya inenin mi?
Aşağıdan yukarıya çıkanın mı?
Bunu gösterecek bir tabela koymak bu kadar zor olmamalı.
Bir kavşakta yolun kime ait olduğu sürücülerin tahminine bırakılamaz.
Çünkü trafik, “Ben öyle sanmıştım” denilerek yönetilmez.
Bu bölgede hem insan hem de araç trafiği sürekli artıyor.
Kalıcı konutların girişi olması nedeniyle günün hemen her saatinde yoğunluk yaşanıyor.
Bugün iki otomobil çarpıştı.
Yarın bir motosiklet olabilir.
Bir çocuk olabilir.
Bir yaya olabilir.
Sonra yine aynı cümle kurulacak:
“Keşke önlem alınsaydı…”
Keşke demeden önce yapılması gereken belli.
Geçiş önceliğini gösteren levhalar yerleştirilmeli.
Araçların hızını azaltacak düzenleme yapılmalı.
Gerekirse kavşak yeniden planlanmalı.
Çünkü bir tabela, bir tümsek veya birkaç çizgi insan hayatından daha pahalı değildir.
Yetkililerden istenen büyük bir yatırım değil.
Alt geçit değil. Üst geçit değil. Milyonluk proje hiç değil.
Sadece sürücülere kimin duracağını, kimin geçeceğini anlatacak açık ve güvenli bir düzenleme…
Yani mesele aslında çok basit:
Bu kavşakta yol hakkı kimin belli değil.
Ama olası bir kazanın sorumluluğunun kime ait olacağı şimdiden belli.


