Ucuz ev bulduğunuzu düşünürken hayatınızın en pahalı hatasını yapabilirsiniz!
Bir ev satın almak, çoğu insanın hayatında verdiği en büyük ekonomik kararlardan biridir. Yıllarca biriktirilen para, alınan krediler ve verilen emek tek bir imzayla bir gayrimenkule dönüşür.
Peki, beğendiğiniz evi doğrudan sahibinden satın almak her zaman avantajlı mıdır?
İlk bakışta öyle görünebilir. Aracı yok, komisyon yok, doğrudan mülk sahibiyle pazarlık yapıyorsunuz. Ancak gözden kaçırılan bazı ayrıntılar, hayalinizdeki evi ciddi bir maddi soruna dönüştürebilir.
Gelin, vatandaşların ev alırken sıklıkla yaptığı hatalara örneklerle bakalım.
1. Sadece evin güzelliğine bakıp tapuyu incelememek
Örneğin, çok beğendiğiniz bir daire buldunuz. Evin içi yenilenmiş, manzarası güzel, fiyatı da uygun.
Ancak tapuda kat mülkiyeti yerine kat irtifakı bulunuyor. Binanın ruhsat, iskân ve projeye uygunluk durumunu araştırmadan kapora veriyorsunuz.
Sonradan binanın iskânıyla veya projeye aykırı bölümleriyle ilgili sorunlar çıkabiliyor.
Unutmayın: Güzel görünen her ev, hukuki açıdan sorunsuz olmayabilir.
2. İpotek ve haciz durumunu araştırmadan para vermek
Bir mülk sahibi evini satmak istiyor. Alıcıyla anlaşıyorlar ve kapora alınıyor.
Ancak tapu incelemesinde taşınmaz üzerinde banka ipoteği veya icra haczi bulunduğu ortaya çıkıyor.
Bu durum satışın nasıl ve hangi şartlarda yapılacağını etkileyebilir.
Çözüm: Tapu kayıtları ve takyidat bilgileri incelenmeden yüksek miktarda ödeme yapmayın.
3. Evin gerçek değerini araştırmadan satın almak
Bir vatandaş internette gördüğü daireyi çok beğeniyor. Satıcı, evin çevresindeki dairelerden daha değerli olduğunu söylüyor.
Alıcı da başka emsalleri araştırmadan istenen fiyatı kabul ediyor.
Birkaç ay sonra aynı bölgede benzer özellikteki dairelerin çok daha düşük fiyatlarla satıldığını öğreniyor.
Ev satın alırken yalnızca satıcının söylediği fiyatı değil, bölgedeki gerçek satışları, emsalleri ve taşınmazın özelliklerini değerlendirmek gerekir.
4. Kapora verirken yazılı sözleşme yapmamak
En sık karşılaşılan hatalardan biri de budur.
Alıcı, satıcının söylediğine güvenerek banka hesabına 200 bin TL kapora gönderiyor.
Ancak ödeme açıklamasında taşınmazın bilgileri, ödemenin amacı ve satış şartları belirtilmiyor.
Daha sonra taraflar anlaşmazlığa düşüyor. Kaporanın hangi şartlarda iade edileceği tartışma konusu oluyor.
Kapora ödemelerinde yazılı belge, açık şartlar ve banka kayıtları önemlidir. Ödemenin hukuki niteliği de ayrıca değerlendirilmelidir.
5. Binanın geçmişini ve ortak alanlarını araştırmamak
Daireyi geziyorsunuz. Her şey çok güzel.
Peki binanın mantolaması, çatısı, asansörü, tesisatı ve ortak alanları ne durumda?
Örneğin, daireyi satın aldıktan iki ay sonra apartmanın çatısının yenilenmesi gerektiği ve her daireden yüksek miktarda para toplanacağı ortaya çıkıyor.
Satın almadan önce apartman yönetiminden bilgi almak, aidatları ve planlanan ortak giderleri öğrenmek gerekir.
6. Satıcının beyanına güvenip belediye kayıtlarını kontrol etmemek
Satıcı, dairenin 130 metrekare olduğunu söylüyor.
Ancak belediyedeki onaylı projede dairenin kullanım alanı farklı çıkıyor veya kapatılmış bir balkonun projeye aykırı olduğu anlaşılıyor.
Bu nedenle yalnızca satıcının anlattıklarıyla yetinmeyin. Belediyedeki imar ve proje kayıtlarını da inceleyin.
7. Satış işlemlerini aceleye getirmek
Bazen satıcı, başka bir alıcının da olduğunu söyleyerek karar vermeniz için baskı oluşturabilir.
Alıcı da evi kaçırmamak için gerekli incelemeleri yapmadan kapora verir.
Oysa gayrimenkul alışverişinde acele karar vermek, sonradan telafisi zor sorunlara neden olabilir.
PEKİ, EV ALIRKEN NE YAPMALIYIZ?
Ev satın almadan önce:
* Tapu ve takyidat kayıtlarını inceletin.
* İpotek, haciz ve şerh durumunu kontrol edin.
* Belediyeden imar ve proje bilgilerini araştırın.
* İskân ve yapı kullanma durumunu öğrenin.
* Bölgedeki gerçek emsal satışları araştırın.
* Apartman aidatlarını ve ortak giderleri sorun.
* Kapora ve satış şartlarını yazılı hale getirin.
* Ödeme ve tapu devrini güvenli şekilde planlayın.
SON SÖZÜM:
Sahibinden ev almak elbette yanlış değildir. Doğrudan mülk sahibinden yapılan satışlarda da sorunsuz işlemler gerçekleşebilir.
Ancak unutulmaması gereken bir gerçek var:
Bir evi satın almak başka, doğru evi doğru şartlarda ve güvenli şekilde satın almak başkadır.
Gayrimenkul danışmanının görevi yalnızca evi göstermek veya satışa aracılık etmek değildir. Alıcının ve satıcının süreci doğru yönetmesine, riskleri önceden görmesine ve sağlıklı karar vermesine yardımcı olmaktır.
Bazen ödemediğinizi düşündüğünüz bir hizmet bedeli, farkında olmadan çok daha büyük bir maliyete dönüşebilir.
Ev alırken sadece anahtara değil, o anahtarın açtığı kapının arkasındaki hukuki ve ekonomik gerçeklere de bakın.


