Murat COŞKUN
Köşe Yazarı
Murat COŞKUN
 

EVİNİZİ SATIN ALDINIZ, İÇİNDE KİRACI VAR! Peki, ŞİMDİ NE OLACAK?

“Evi satın aldım, istediğim zaman çıkarırım” diyenler dikkat! Hukuk, bu konuda sanıldığı kadar basit konuşmuyor. Gayrimenkulde doğru bilinen yanlışlar, hem ev sahiplerini hem de kiracıları zor durumda bırakabiliyor. Bir ev satın aldınız. Tapu işlemleri tamamlandı, anahtar elinizde… Ancak eve taşınmak istediğinizde bir gerçekle karşılaştınız: Evde hâlâ eski malikin kiracısı oturuyor! Peki, şimdi ne yapacaksınız? Kiracıya hemen çıkmasını söyleyebilir misiniz? Kiracı çıkmayı reddederse ne olur? Yoksa satın aldığınız evde oturabilmek için aylarca beklemek zorunda mı kalırsınız? Konut piyasasında sıkça karşılaşılan bu sorular, özellikle yatırım amacıyla değil, kendi oturacağı evi satın alan vatandaşlar için büyük önem taşıyor. Öncelikle bilinmesi gereken temel kural şu: Bir evin satılması, mevcut kira sözleşmesini kendiliğinden sona erdirmez. Türk Borçlar Kanunu’nun 310. maddesi uyarınca, kiralanan taşınmaz el değiştirdiğinde yeni malik kira sözleşmesinin tarafı olur. Ancak bu, yeni ev sahibinin hiçbir koşulda kiracıyı çıkaramayacağı anlamına da gelmez. Önemli olan, hangi hukuki yolun izleneceğini bilmektir. 1. ÖRNEK: Evi satın aldınız, kendiniz oturmak istiyorsunuz! Diyelim ki Gölcük Değirmendere’de bir daire satın aldınız. Ailenizle birlikte burada oturmayı planlıyorsunuz. Fakat evde beş yıldır oturan bir kiracı var. Kiracıya, “Ben evi satın aldım, bir hafta içinde çıkmanız gerekiyor” diyebilir misiniz? Hayır. Sadece evin satılmış olması, kiracının hemen tahliye edilmesini sağlamaz. Yeni malik, taşınmazı kendisi, eşi, altsoyu, üstsoyu veya kanunen belirtilen diğer yakınları için konut ya da iş yeri ihtiyacı nedeniyle kullanacaksa Türk Borçlar Kanunu’nun 351. maddesindeki şartlardan yararlanabilir. Bunun için genel olarak şu yol izlenir: * Tapu devri tamamlanır. * Yeni malik, taşınmazı hangi gerçek ihtiyaç nedeniyle kullanacağını belirler. * Edinme tarihinden itibaren bir ay içinde kiracıya yazılı bildirim yapılır. * Kanunda öngörülen altı aylık sürenin dolması beklenir. * Kiracı tahliye etmezse gerekli hukuki şartlar çerçevesinde tahliye davası açılabilir. Burada önemli bir ayrıntı var: Bir aylık bildirim süresi ve altı aylık bekleme süresi, kanundaki edinme tarihine ve diğer koşullara uygun şekilde değerlendirilmelidir. Bildirimin içeriği ve tebliğ edildiğinin belgelenmesi de önem taşır. Ayrıca yeni malikin ihtiyacının gerçek, samimi ve zorunlu olması gerekir. Sırf kiracıyı çıkarmak amacıyla ileri sürülen bir ihtiyaç, tek başına yeterli değildir. 2. ÖRNEK: Kiracı “Ben çıkmıyorum” derse ne olur? Bir başka örnek düşünelim… Yeni malik, satın aldığı dairede kendisinin oturacağını bildiriyor. Kiracı ise “Benim kira sözleşmem devam ediyor, hiçbir yere gitmiyorum” diyerek taşınmayı reddediyor. Bu durumda iki tarafın da hakları ve yükümlülükleri vardır. Yeni malik, kiracıyı kendi başına evden çıkaramaz; kilidi değiştiremez, kiracının eşyalarını dışarıya koyamaz ve hukuki süreci atlayamaz. Bunun yerine, koşullara uygun tahliye sürecini başlatmalıdır. Kiracı da yalnızca yeni malik değişti diye kira sözleşmesinin sona erdiğini kabul etmek zorunda değildir. Ancak kanuni şartlar oluşmuşsa ve usulüne uygun tahliye süreci yürütülmüşse tahliye yükümlülüğü doğabilir. Unutmayın: Haklı olmak kadar, hakkınızı doğru yöntemle aramak da önemlidir. 3. ÖRNEK: Evi yatırım amacıyla aldınız, kiracı oturmaya devam edebilir mi? Diyelim ki bir vatandaşımız, Değirmendere’de kira getirisi olan bir daire satın aldı. Amacı, her ay düzenli kira geliri elde etmek. Bu durumda kiracının evi hemen boşaltmasını istemesi için yalnızca satış işleminin gerçekleşmiş olması yeterli değildir. Kira sözleşmesi, kural olarak mevcut koşullarıyla devam eder. Yeni malik, kira bedelinin kendisine ödenmesini sağlamak için kiracıya gerekli yazılı bildirimi yapmalı ve ödeme bilgilerini iletmelidir. Kiracı da kira ödemelerini belgelendirilebilir şekilde yapmalıdır. Peki, yeni malik kira bedelini artırabilir mi? Sırf ev el değiştirdi diye kiraya sınırsız zam yapılamaz. Kira artışında kira sözleşmesi ve Türk Borçlar Kanunu’nun ilgili hükümleri dikkate alınır. Konut kiralarında uygulanacak artışın belirlenmesinde yasal sınırlar ve somut olayın koşulları önemlidir. Dolayısıyla yatırım amacıyla ev satın alanların, mevcut kira sözleşmesini ve kira gelirini satın alma kararından önce incelemesi gerekir. 4. “Kiracı beş yıldır oturuyor, artık çıkmak zorunda mı?” Gayrimenkul sektöründe sıkça duyduğumuz sorulardan biri de budur. Bir evde kiracının beş yıldır oturuyor olması, tek başına tahliye sebebi değildir. Beş yıllık süre; kira bedelinin belirlenmesi, emsal kiraların değerlendirilmesi ve kira ilişkisinin diğer hukuki yönleri bakımından önem taşıyabilir. Ancak bu sürenin dolması, kiracının kendiliğinden evden çıkmasını gerektirmez. Tahliye için kanunda düzenlenen sebeplerden birinin bulunması ve gerekli şartların yerine getirilmesi gerekir. Bu nedenle ev sahiplerinin kulaktan dolma bilgilere göre hareket etmek yerine kendi durumlarını hukuken değerlendirmesi büyük önem taşır. 5. Evi satın almadan önce bu hatayı yapmayın! Gayrimenkul alırken yalnızca evin konumuna, manzarasına, metrekaresine ve fiyatına bakmak yeterli değildir. Eğer satın alacağınız evde kiracı varsa, şu soruların cevaplarını mutlaka öğrenin: * Mevcut kira sözleşmesi ne zaman başladı? * Sözleşmenin süresi ve özel şartları neler? * Mevcut kira bedeli ne kadar? * Kiracı ödemelerini düzenli yapıyor mu? * Evi kendiniz kullanmak istiyorsanız, tahliye bakımından hangi hukuki koşullar geçerli? * Kiracılı taşınmazın fiyatı, kira getirisi ve tahliye sürecine ilişkin olası maliyetleri yatırım kararınızı nasıl etkiliyor? Örneğin, boş olarak teslim edileceği düşüncesiyle satın alınan bir evde kiracının oturmaya devam etmesi, yeni malikin taşınma planını ve bütçesini değiştirebilir. Bu nedenle satın alma öncesinde kira sözleşmesinin incelenmesi, satışın hangi koşullarda yapılacağının açıkça belirlenmesi ve gerektiğinde hukuki danışmanlık alınması, ileride yaşanabilecek sorunların önüne geçebilir. SONUÇ: Gayrimenkulde kazandıran yalnızca doğru fiyat değil, doğru bilgidir! Ev sahibi olmak, yatırım yapmak veya bir mülkü satmak… Her biri önemli kararlar içerir. Ancak gayrimenkulde bazen gözden kaçan küçük bir ayrıntı, büyük bir zaman ve para kaybına dönüşebilir. Kiracılı bir ev satın alırken mevcut kira sözleşmesini incelemek, ihtiyaç nedeniyle tahliye koşullarını öğrenmek ve yasal bildirim sürelerini kaçırmamak, yeni malik açısından son derece önemlidir. Kiracılar açısından da evin satılmasıyla birlikte haklarının ortadan kalkmadığını bilmek, olası anlaşmazlıklarda bilinçli hareket etmelerini sağlar. Benim gayrimenkul sektöründe önem verdiğim temel ilke şudur: Bir taşınmazı satın almadan önce yalnızca bugünkü fiyatını değil, yarın doğurabileceği hukuki ve ekonomik sonuçları da değerlendirmek gerekir. Çünkü doğru yatırım, yalnızca doğru evi bulmakla değil, doğru bilgiyle hareket etmekle yapılır. Gayrimenkul alım satımında hukuki ayrıntıları göz ardı etmeyin; gerektiğinde uzman desteği alın.
Ekleme Tarihi: 27 Ekim 2026 -Salı

EVİNİZİ SATIN ALDINIZ, İÇİNDE KİRACI VAR! Peki, ŞİMDİ NE OLACAK?

“Evi satın aldım, istediğim zaman çıkarırım” diyenler dikkat! Hukuk, bu konuda sanıldığı kadar basit konuşmuyor.

Gayrimenkulde doğru bilinen yanlışlar, hem ev sahiplerini hem de kiracıları zor durumda bırakabiliyor.

Bir ev satın aldınız. Tapu işlemleri tamamlandı, anahtar elinizde… Ancak eve taşınmak istediğinizde bir gerçekle karşılaştınız: Evde hâlâ eski malikin kiracısı oturuyor!

Peki, şimdi ne yapacaksınız? Kiracıya hemen çıkmasını söyleyebilir misiniz? Kiracı çıkmayı reddederse ne olur? Yoksa satın aldığınız evde oturabilmek için aylarca beklemek zorunda mı kalırsınız?

Konut piyasasında sıkça karşılaşılan bu sorular, özellikle yatırım amacıyla değil, kendi oturacağı evi satın alan vatandaşlar için büyük önem taşıyor.

Öncelikle bilinmesi gereken temel kural şu: Bir evin satılması, mevcut kira sözleşmesini kendiliğinden sona erdirmez. Türk Borçlar Kanunu’nun 310. maddesi uyarınca, kiralanan taşınmaz el değiştirdiğinde yeni malik kira sözleşmesinin tarafı olur.

Ancak bu, yeni ev sahibinin hiçbir koşulda kiracıyı çıkaramayacağı anlamına da gelmez. Önemli olan, hangi hukuki yolun izleneceğini bilmektir.

1. ÖRNEK: Evi satın aldınız, kendiniz oturmak istiyorsunuz!

Diyelim ki Gölcük Değirmendere’de bir daire satın aldınız. Ailenizle birlikte burada oturmayı planlıyorsunuz. Fakat evde beş yıldır oturan bir kiracı var.

Kiracıya, “Ben evi satın aldım, bir hafta içinde çıkmanız gerekiyor” diyebilir misiniz?

Hayır. Sadece evin satılmış olması, kiracının hemen tahliye edilmesini sağlamaz.

Yeni malik, taşınmazı kendisi, eşi, altsoyu, üstsoyu veya kanunen belirtilen diğer yakınları için konut ya da iş yeri ihtiyacı nedeniyle kullanacaksa Türk Borçlar Kanunu’nun 351. maddesindeki şartlardan yararlanabilir.

Bunun için genel olarak şu yol izlenir:

* Tapu devri tamamlanır.
* Yeni malik, taşınmazı hangi gerçek ihtiyaç nedeniyle kullanacağını belirler.
* Edinme tarihinden itibaren bir ay içinde kiracıya yazılı bildirim yapılır.
* Kanunda öngörülen altı aylık sürenin dolması beklenir.
* Kiracı tahliye etmezse gerekli hukuki şartlar çerçevesinde tahliye davası açılabilir.

Burada önemli bir ayrıntı var: Bir aylık bildirim süresi ve altı aylık bekleme süresi, kanundaki edinme tarihine ve diğer koşullara uygun şekilde değerlendirilmelidir. Bildirimin içeriği ve tebliğ edildiğinin belgelenmesi de önem taşır.

Ayrıca yeni malikin ihtiyacının gerçek, samimi ve zorunlu olması gerekir. Sırf kiracıyı çıkarmak amacıyla ileri sürülen bir ihtiyaç, tek başına yeterli değildir.

2. ÖRNEK: Kiracı “Ben çıkmıyorum” derse ne olur?

Bir başka örnek düşünelim…

Yeni malik, satın aldığı dairede kendisinin oturacağını bildiriyor. Kiracı ise “Benim kira sözleşmem devam ediyor, hiçbir yere gitmiyorum” diyerek taşınmayı reddediyor.

Bu durumda iki tarafın da hakları ve yükümlülükleri vardır.

Yeni malik, kiracıyı kendi başına evden çıkaramaz; kilidi değiştiremez, kiracının eşyalarını dışarıya koyamaz ve hukuki süreci atlayamaz.

Bunun yerine, koşullara uygun tahliye sürecini başlatmalıdır.

Kiracı da yalnızca yeni malik değişti diye kira sözleşmesinin sona erdiğini kabul etmek zorunda değildir. Ancak kanuni şartlar oluşmuşsa ve usulüne uygun tahliye süreci yürütülmüşse tahliye yükümlülüğü doğabilir.

Unutmayın: Haklı olmak kadar, hakkınızı doğru yöntemle aramak da önemlidir.

3. ÖRNEK: Evi yatırım amacıyla aldınız, kiracı oturmaya devam edebilir mi?

Diyelim ki bir vatandaşımız, Değirmendere’de kira getirisi olan bir daire satın aldı. Amacı, her ay düzenli kira geliri elde etmek.

Bu durumda kiracının evi hemen boşaltmasını istemesi için yalnızca satış işleminin gerçekleşmiş olması yeterli değildir.

Kira sözleşmesi, kural olarak mevcut koşullarıyla devam eder. Yeni malik, kira bedelinin kendisine ödenmesini sağlamak için kiracıya gerekli yazılı bildirimi yapmalı ve ödeme bilgilerini iletmelidir.

Kiracı da kira ödemelerini belgelendirilebilir şekilde yapmalıdır.

Peki, yeni malik kira bedelini artırabilir mi?

Sırf ev el değiştirdi diye kiraya sınırsız zam yapılamaz. Kira artışında kira sözleşmesi ve Türk Borçlar Kanunu’nun ilgili hükümleri dikkate alınır. Konut kiralarında uygulanacak artışın belirlenmesinde yasal sınırlar ve somut olayın koşulları önemlidir.

Dolayısıyla yatırım amacıyla ev satın alanların, mevcut kira sözleşmesini ve kira gelirini satın alma kararından önce incelemesi gerekir.

4. “Kiracı beş yıldır oturuyor, artık çıkmak zorunda mı?”

Gayrimenkul sektöründe sıkça duyduğumuz sorulardan biri de budur.

Bir evde kiracının beş yıldır oturuyor olması, tek başına tahliye sebebi değildir.

Beş yıllık süre; kira bedelinin belirlenmesi, emsal kiraların değerlendirilmesi ve kira ilişkisinin diğer hukuki yönleri bakımından önem taşıyabilir. Ancak bu sürenin dolması, kiracının kendiliğinden evden çıkmasını gerektirmez.

Tahliye için kanunda düzenlenen sebeplerden birinin bulunması ve gerekli şartların yerine getirilmesi gerekir.

Bu nedenle ev sahiplerinin kulaktan dolma bilgilere göre hareket etmek yerine kendi durumlarını hukuken değerlendirmesi büyük önem taşır.

5. Evi satın almadan önce bu hatayı yapmayın!

Gayrimenkul alırken yalnızca evin konumuna, manzarasına, metrekaresine ve fiyatına bakmak yeterli değildir.

Eğer satın alacağınız evde kiracı varsa, şu soruların cevaplarını mutlaka öğrenin:

* Mevcut kira sözleşmesi ne zaman başladı?
* Sözleşmenin süresi ve özel şartları neler?
* Mevcut kira bedeli ne kadar?
* Kiracı ödemelerini düzenli yapıyor mu?
* Evi kendiniz kullanmak istiyorsanız, tahliye bakımından hangi hukuki koşullar geçerli?
* Kiracılı taşınmazın fiyatı, kira getirisi ve tahliye sürecine ilişkin olası maliyetleri yatırım kararınızı nasıl etkiliyor?

Örneğin, boş olarak teslim edileceği düşüncesiyle satın alınan bir evde kiracının oturmaya devam etmesi, yeni malikin taşınma planını ve bütçesini değiştirebilir.

Bu nedenle satın alma öncesinde kira sözleşmesinin incelenmesi, satışın hangi koşullarda yapılacağının açıkça belirlenmesi ve gerektiğinde hukuki danışmanlık alınması, ileride yaşanabilecek sorunların önüne geçebilir.

SONUÇ: Gayrimenkulde kazandıran yalnızca doğru fiyat değil, doğru bilgidir!

Ev sahibi olmak, yatırım yapmak veya bir mülkü satmak… Her biri önemli kararlar içerir.

Ancak gayrimenkulde bazen gözden kaçan küçük bir ayrıntı, büyük bir zaman ve para kaybına dönüşebilir.

Kiracılı bir ev satın alırken mevcut kira sözleşmesini incelemek, ihtiyaç nedeniyle tahliye koşullarını öğrenmek ve yasal bildirim sürelerini kaçırmamak, yeni malik açısından son derece önemlidir.

Kiracılar açısından da evin satılmasıyla birlikte haklarının ortadan kalkmadığını bilmek, olası anlaşmazlıklarda bilinçli hareket etmelerini sağlar.

Benim gayrimenkul sektöründe önem verdiğim temel ilke şudur: Bir taşınmazı satın almadan önce yalnızca bugünkü fiyatını değil, yarın doğurabileceği hukuki ve ekonomik sonuçları da değerlendirmek gerekir.

Çünkü doğru yatırım, yalnızca doğru evi bulmakla değil, doğru bilgiyle hareket etmekle yapılır.

Gayrimenkul alım satımında hukuki ayrıntıları göz ardı etmeyin; gerektiğinde uzman desteği alın.

Yazıya ifade bırak !
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve golcukhaber.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.