Fiyatı kim belirliyor: Evi satan mı, piyasayı okuyan mı?
Gayrimenkul piyasasında yıllardır süregelen bir tartışma var:
Fiyatı kim belirler?
Mülk sahibi mi?
Emlakçı mı?
Yoksa görünmeyen üçüncü aktör, yani alıcı mı?
Bir ev sahibi, “Benim evim bu kadar eder.” diyor.
Emlakçı ise bölgedeki emsallere, gerçekleşen satışlara, talebe ve alıcının ödeme gücüne bakarak farklı bir rakam söylüyor.
İlan yayınlanıyor.
Ve piyasada yeni bir fiyat oluşuyor.
İşte tam bu noktada şu soru ortaya çıkıyor:
Gayrimenkul piyasasına emlakçılar mı, yoksa mülk sahipleri mi yön veriyor?
⸻
Mülk sahibi fiyatı söyler, piyasa o fiyatı test eder.
Bir mülk sahibi evini 7 milyon TL’den satışa çıkarabilir.
Hatta aynı bölgede benzer evlerin 6 milyon TL civarında olduğunu bilmesine rağmen…
Çünkü onun gözünde evinin bir hikâyesi vardır.
“Ben bu eve şu kadar para harcadım.”
“Komşum şu fiyata sattı.”
“Benim evimin manzarası daha güzel.”
“Bu fiyatın altına vermem.”
Bunların hepsi anlaşılabilir.
Fakat gayrimenkulde önemli bir ayrım vardır:
Mülk sahibinin belirlediği fiyat ile piyasanın kabul ettiği fiyat aynı şey değildir.
⸻
Sahadan bir olay: “Benim evim o fiyata gitmez!”
Geçtiğimiz dönemlerde buna benzer bir durumla karşılaşmak, gayrimenkul danışmanının sahada neyle uğraştığını çok güzel anlatıyor.
Bir konut sahibi, mülkünün çevredeki emsallerden daha değerli olduğunu düşünüyordu.
Kendi hesabını yapmıştı:
“Benim evim şu fiyattan aşağı kesinlikle satılmaz.”
Biz ise bölgedeki emsallere, benzer konutların ilan sürelerine, özelliklerine ve alıcıların tepkilerine baktığımızda farklı bir tablo görüyorduk.
Kendisine şunu söyledik:
“İlanı istediğiniz fiyattan verebiliriz. Ama önemli olan ilanın kaç liradan yayınlandığı değil, kaç liradan alıcı bulacağı.”
İlan yüksek fiyatla çıktı.
İlk günler telefonlar geldi.
“Son fiyat nedir?”
“Pazarlık olur mu?”
“Emsali var mı?”
Fakat ciddi alıcı bir türlü çıkmadı.
Zaman geçti.
İlan görüntülendi, favorilere eklendi, sorular geldi ama satış gerçekleşmedi.
Bir süre sonra fiyat yeniden konuşuldu.
Bu kez rakamı piyasanın tepkisine göre aşağı çektik.
Ve ilginç olan şuydu:
Fiyat düştüğünde ev ucuzlamadı; alıcı için ulaşılabilir hale geldi.
Daha önce sadece ilanı inceleyen insanların arasından bu kez gerçekten satın alma niyetinde olanlar çıkmaya başladı.
İşte burada piyasanın çok önemli bir kuralı ortaya çıkıyor:
Alıcı, emlakçının söylediği fiyata değil, kendi bütçesine ve alternatiflerine bakıyor.
⸻
Emlakçı piyasaya yön veriyor mu?
Kısmen evet.
Çünkü emlakçı piyasadaki fiyatları görünür hale getiriyor.
Bir mahallede onlarca emlakçı aynı bölgede çalışıyorsa; her gün yeni ilanlar giriliyor, fiyatlar değişiyor, alıcılarla görüşülüyor ve satışlar gerçekleşiyor.
Dolayısıyla emlakçı, piyasadaki fiyat bilgisinin dolaşımında önemli bir rol oynuyor.
Ama emlakçı tek başına piyasayı yönetemez.
Çünkü son sözü yine alıcı söyler.
⸻
Asıl fiyatı kim belirliyor?
Belki de cevabı üç kelimede vermek mümkün:
Alıcı + piyasa + zaman.
Mülk sahibi fiyatı belirleyebilir.
Emlakçı fiyat önerisinde bulunabilir.
Ama alıcı o fiyatı kabul etmiyorsa, o fiyat piyasada karşılık bulmaz.
Bu nedenle gayrimenkulde çok önemli bir gerçek vardır:
İlan fiyatı bir beklentidir. Satış fiyatı ise piyasanın verdiği cevaptır.
⸻
Bugünün emlakçısının farkı burada ortaya çıkıyor
Eskiden emlakçı denildiğinde akla çoğunlukla:
“Evi gösteren kişi”
gelirdi.
Bugün ise iş değişiyor.
Yeni nesil gayrimenkul danışmanı;
veriyi okuyan,
piyasayı analiz eden,
mülkün doğru fiyatını belirleyen,
alıcı davranışını takip eden
ve gerektiğinde mülk sahibine:
“Sizin istediğiniz fiyat başka, bu mülkün piyasada satılabilir fiyatı başka.”
diyebilen kişidir.
Bunu söylemek kolay değildir.
Çünkü bazen müşteriyi kazanmak için onun duymak istediğini söylemek daha kolaydır.
Ama gerçek danışmanlık, doğruyu söyleme cesaretidir.
⸻
Sonuç
Peki gayrimenkul piyasasına kim yön veriyor?
Mülk sahibi mi?
Emlakçı mı?
Alıcı mı?
Aslında piyasa bu üç aktörün karşılaşmasıyla oluşuyor.
Mülk sahibi beklentiyi ortaya koyuyor.
Emlakçı piyasayı ve verileri ortaya koyuyor.
Alıcı ise parasını ortaya koyuyor.
Ve sonunda:
Piyasa kararını sandığımızdan daha net veriyor.
Belki de bu yüzden gayrimenkul danışmanlığının en önemli görevi fiyatı yükseltmek veya düşürmek değil, fiyatın gerçekliğini ortaya koymak.
Çünkü:
“Evi sahibi fiyatlandırır, emlakçı analiz eder, piyasa ise son sözü söyler.”


