Okullar açılmadan önce yazdık.
“Okullardaki güvenlik sorununu ciddiye alın” dedik.
Çünkü geçen yıllarda yaşanan saldırılar unutulmadı. Bir veli çocuğunu okula gönderirken aklından geçen soru hâlâ aynı: Akşam sağ salim eve dönecek mi?
Bu sabah Manisa’nın Turgutlu ilçesinden gelen haber, o soruyu yeniden önümüze koydu. Bir lisenin önünde silah sesleri duyuldu. Öğrencilerin yaralandığı bildirildi.
Şimdi yine açıklamalar yapılacak. Yine “gerekli inceleme başlatıldı” denecek. Oysa asıl soru, olaydan önce hangi önlemlerin alındığı.
Yaz tatili bunun için vardı.
Her okulun giriş çıkışı incelenebilir, çevresindeki riskler belirlenebilir, güvenlik görevlileri eğitilebilir, acil durumda kimin ne yapacağı öğrencilere ve personele anlatılabilirdi. Okul yönetimi, emniyet ve veliler aynı masada buluşabilirdi.
Kapıya bir güvenlik görevlisi koyup bütün sorumluluğu ona yüklemek çözüm değil. Risk değerlendirmesi gerektiren okullarda çanta kontrolü ve X-ray cihazı da tartışılmalı. Fakat Turgutlu’daki gibi okulun önünde yaşanan bir saldırıyı, içerideki bir cihazın tek başına önleyemeyeceği de açık. Güvenlik planı okul bahçesinin duvarında sona ermemeli.
Okul kıyafeti konusunu da konuştuk. Öğrencinin kolay tanınması, giriş çıkış düzenine yardımcı olabilir. Ama bir çocuğun ne giydiğine bakarak onu tehlike sayamayız. Kontrolün ölçüsü kıyafet değil; kimlik, yetkili giriş ve işleyen bir güvenlik düzeni olmalı.
Çocuklarımızdan derse odaklanmalarını istiyoruz.
Önce bizim, onların güvenle derslerine girebildiği okulları hazırlamamız gerekiyor.
Bir saldırı daha yaşandıktan sonra alınan önlem, geç kalınmış bir önlemdir.
Kalın sağlıcakla


