yeni göclük
yeni göclük
Vecdi ŞENEMRE
Köşe Yazarı
Vecdi ŞENEMRE
 

GÖLCÜK’TE BİR İLK: FESTVAL

  Gölcük’te güzel bir şey oldu. Hem de öyle, “Güzel oldu da…” diye başlayıp arkasından on tane kusur sayacağımız türden değil. Gerçekten güzel oldu. Gölcük Esnaf Odası bir ilki gerçekleştirdi. Festival yaptı. Üstelik öyle aylar öncesinden hazırlanılmış, yıllarca planlanmış, her detayı defalarca tartışılmış bir organizasyondan söz etmiyoruz. Kısa sürede karar verildi. Kısa sürede hazırlık yapıldı. Kısa sürede uygulamaya geçildi. Dolayısıyla elbette eksikler oldu. Olmaması zaten mümkün değildi. Ama Gölcük’te bazen enteresan bir huyumuz var. Bir şey yapılmazsa “Niye yapılmıyor?” diye soruyoruz. Bir şey yapılınca da “Şurası niye böyle oldu, burası niye eksik kaldı?” diye başlıyoruz. Sonra da yapılan işi, yapılmayanlar üzerinden değerlendirmeye başlıyoruz. Oysa bu kez biraz başka tarafından bakmak gerekiyor. Festival alanlarına gidin. Vatandaşa bakın. Esnafa bakın. İnsanların yüzüne bakın. Hareket var mı? Var. Kalabalık var mı? Var. Esnaf memnun mu? Büyük ölçüde evet. Vatandaş memnun mu? Evet. O halde biraz da yapılan güzel işe hakkını teslim etmek gerekiyor. Çünkü yüzde yüz memnuniyet diye bir şey yok. Dünyanın hiçbir yerinde yok. Bir organizasyona on bin kişi gelir, dokuz bin kişi memnun kalır; kalan bin kişi eksik bulduğu yeri anlatır. Biz bazen o bin kişiye kulak verip dokuz bin kişiyi unutuyoruz. Ben Gölcük Esnaf Odası yönetiminin özellikle bu konuda yapılan eleştirilere fazla takılmaması gerektiğini düşünüyorum. Eleştiri elbette olacak. Hatta olsun. Çünkü bir sonraki festivalin daha iyi yapılabilmesi için eleştiriye ihtiyaç var. Ama eleştiri başka şeydir, yapılan işi yok saymak başka şey. Bu festivalin en önemli tarafı belki de şudur: Gölcük’te “Biz de yapabiliriz” duygusunu ortaya çıkardı. İşte asıl önemli olan bu. Şimdi yapılması gereken, bu organizasyonu bir defalık bırakmamak. Her yaz sonunda… Her kış sonunda… Belki indirim günleriyle, belki tematik etkinliklerle… Gölcük’ün farklı noktalarında… Esnafın da vatandaşın da içinde olduğu daha büyük organizasyonlar yapılabilir. Bugün bir festival alanı olur. Yarın iki olur. Sonra üç. Bugün birkaç gün sürer. Yarın bir haftaya çıkar. Bugün birkaç bin kişi gelir. Yarın çok daha büyük kalabalıklar oluşur. Bunların hepsi zamanla olur. Yeter ki ilk adım atılmış olsun. Gölcük’te o ilk adım atıldı. Şimdi yapılması gereken, bu adımın arkasından yürümek. Çünkü bir şehrin sadece yolu, kaldırımı, binası olmaz. Şehrin biraz da ruhu olur. İnsanların dışarı çıkıp bir araya gelmesi… Esnafın iş yapması… Çocukların eğlenmesi… Vatandaşın alışveriş yapması… Sokakların hareketlenmesi… Bunlar da şehir hayatının bir parçasıdır. Gölcük uzun zamandır böyle organizasyonlara ihtiyaç duyuyordu. Bu nedenle emeği geçen herkese teşekkür etmek gerekiyor. Eksikleri konuşuruz. Yanlışları konuşuruz. Bir sonraki organizasyonda daha iyisini yapmak için önerilerimizi de söyleriz. Ama önce hakkını teslim edelim. Gölcük’te bir ilk yapıldı. Ve bence bu ilk, son olmamalı. Tam tersine… Geleneksel hale gelmeli. Çünkü bazı işler vardır. İlk yapıldığında eleştirilir. İkinci yapıldığında alışılır. Üçüncü yapıldığında beklenir. Sonra da şehir geleneği olur. Gölcük Festivali de neden bunlardan biri olmasın?     Kalın sağlıcakla     
Ekleme Tarihi: 27 Eylül 2026 -Pazar

GÖLCÜK’TE BİR İLK: FESTVAL

 


Gölcük’te güzel bir şey oldu.

Hem de öyle, “Güzel oldu da…” diye başlayıp arkasından on tane kusur sayacağımız türden değil.

Gerçekten güzel oldu.

Gölcük Esnaf Odası bir ilki gerçekleştirdi.

Festival yaptı.

Üstelik öyle aylar öncesinden hazırlanılmış, yıllarca planlanmış, her detayı defalarca tartışılmış bir organizasyondan söz etmiyoruz.

Kısa sürede karar verildi.

Kısa sürede hazırlık yapıldı.

Kısa sürede uygulamaya geçildi.

Dolayısıyla elbette eksikler oldu.

Olmaması zaten mümkün değildi.

Ama Gölcük’te bazen enteresan bir huyumuz var.

Bir şey yapılmazsa “Niye yapılmıyor?” diye soruyoruz.

Bir şey yapılınca da “Şurası niye böyle oldu, burası niye eksik kaldı?” diye başlıyoruz.

Sonra da yapılan işi, yapılmayanlar üzerinden değerlendirmeye başlıyoruz.

Oysa bu kez biraz başka tarafından bakmak gerekiyor.

Festival alanlarına gidin.

Vatandaşa bakın.

Esnafa bakın.

İnsanların yüzüne bakın.

Hareket var mı?

Var.

Kalabalık var mı?

Var.

Esnaf memnun mu?

Büyük ölçüde evet.

Vatandaş memnun mu?

Evet.

O halde biraz da yapılan güzel işe hakkını teslim etmek gerekiyor.

Çünkü yüzde yüz memnuniyet diye bir şey yok.

Dünyanın hiçbir yerinde yok.

Bir organizasyona on bin kişi gelir, dokuz bin kişi memnun kalır; kalan bin kişi eksik bulduğu yeri anlatır.

Biz bazen o bin kişiye kulak verip dokuz bin kişiyi unutuyoruz.

Ben Gölcük Esnaf Odası yönetiminin özellikle bu konuda yapılan eleştirilere fazla takılmaması gerektiğini düşünüyorum.

Eleştiri elbette olacak.

Hatta olsun.

Çünkü bir sonraki festivalin daha iyi yapılabilmesi için eleştiriye ihtiyaç var.

Ama eleştiri başka şeydir, yapılan işi yok saymak başka şey.

Bu festivalin en önemli tarafı belki de şudur:

Gölcük’te “Biz de yapabiliriz” duygusunu ortaya çıkardı.

İşte asıl önemli olan bu.

Şimdi yapılması gereken, bu organizasyonu bir defalık bırakmamak.

Her yaz sonunda…

Her kış sonunda…

Belki indirim günleriyle, belki tematik etkinliklerle…

Gölcük’ün farklı noktalarında…

Esnafın da vatandaşın da içinde olduğu daha büyük organizasyonlar yapılabilir.

Bugün bir festival alanı olur.

Yarın iki olur.

Sonra üç.

Bugün birkaç gün sürer.

Yarın bir haftaya çıkar.

Bugün birkaç bin kişi gelir.

Yarın çok daha büyük kalabalıklar oluşur.

Bunların hepsi zamanla olur.

Yeter ki ilk adım atılmış olsun.

Gölcük’te o ilk adım atıldı.

Şimdi yapılması gereken, bu adımın arkasından yürümek.

Çünkü bir şehrin sadece yolu, kaldırımı, binası olmaz.

Şehrin biraz da ruhu olur.

İnsanların dışarı çıkıp bir araya gelmesi…

Esnafın iş yapması…

Çocukların eğlenmesi…

Vatandaşın alışveriş yapması…

Sokakların hareketlenmesi…

Bunlar da şehir hayatının bir parçasıdır.

Gölcük uzun zamandır böyle organizasyonlara ihtiyaç duyuyordu.

Bu nedenle emeği geçen herkese teşekkür etmek gerekiyor.

Eksikleri konuşuruz.

Yanlışları konuşuruz.

Bir sonraki organizasyonda daha iyisini yapmak için önerilerimizi de söyleriz.

Ama önce hakkını teslim edelim.

Gölcük’te bir ilk yapıldı.

Ve bence bu ilk, son olmamalı.

Tam tersine…

Geleneksel hale gelmeli.

Çünkü bazı işler vardır.

İlk yapıldığında eleştirilir.

İkinci yapıldığında alışılır.

Üçüncü yapıldığında beklenir.

Sonra da şehir geleneği olur.

Gölcük Festivali de neden bunlardan biri olmasın?  
 

Kalın sağlıcakla 


 

 

Yazıya ifade bırak !
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve golcukhaber.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.