Sermaye Piyasası Kurulu'nun (SPK) Yatırım Fonlarına İlişkin Rehber'de yaptığı kapsamlı değişikliklerin arka planına dair açıklaması, piyasalarda sistemik risklerin önlenmesi adına atılan kritik bir adımı gözler önüne seriyor.
2025'in son çeyreğinde serbest ve para piyasası fonlarında gözlenen, temel finansal göstergelerden uzak ve dolaşımı düşük hisselerdeki olağandışı fiyat hareketleri, ne yazık ki manipülatif riskleri beraberinde getirmişti.
Finansal İstikrar Komitesi'nin (FİK) tavsiye kararıyla başlayan bu süreç; nitelikli yatırımcı alt sınırının 1 milyon TL'den 10 milyon TL'ye çıkarılması, TEFAS esaslarının güncellenmesi ve GYF/GSYF katılma paylarının borsa fiyatı yerine net aktif değerle değerlenmesi gibi bir dizi makroihtiyati tedbirle taçlandı.
11 ayı aşkın süre boyunca Borsa İstanbul, Takasbank, MKK ve TSPB gibi tüm paydaşların katılımıyla olgunlaştırılan bu düzenlemeler, fonlar üzerinden teminatsız borçlanma ve fiyat manipülasyonu imkânlarını sınırlandırmayı hedefliyor.
Sonuç olarak; kâğıt üzerindeki fiktif değerlemelerin önüne geçen bu adımlar, tasarruf sahiplerinin güvenini pekiştirecek ve piyasalarımızda şeffaflığı kalıcı kılacaktır.
Uygulamanın ve geçiş süreçlerinin SPK tarafından titizlikle takibi, finansal istikrarın sürdürülebilirliği açısından büyük önem taşıyor.


