Her gün sokaklarda yanımızdan hızla geçip giden, zamanla yarışan bir ordunun neferleri onlar: Motorlu kuryeler.
Bir restorandan çıkan sıcak bir yemeği, ya da acil bir evrakı adrese yetiştirmek için akan trafiğin arasında mekik dokuyorlar. Ancak bu koşuşturmacanın ortasında unutulan çok hayati bir gerçek var: O motosikletin üzerindeki bir insan, bir can.
Geçtiğimiz günlerde Kocaeli Emniyet Müdürlüğü Trafik Denetleme Şube Müdürlüğü, oldukça kıymetli bir adıma imza attı. 2024-2027 Karayolu Trafik Güvenliği Eylem Planı kapsamında kentte görev yapan 258 motorlu kuryeye "Güvenli Sürüş Eğitimi" verildi. Eğitimde kask ve koruyucu ekipman kullanımının hayati öneminden, emniyet şeridi ihlallerine ve araç aralarından tehlikeli geçişlere kadar pek çok kritik nokta tek tek anlatıldı.
Polis ekiplerinin bu farkındalık çalışması şüphesiz takdire şayan. Fakat meselenin bir de madalyonun diğer yüzü var.
Emniyetin attığı bu adım ne kadar önemliyse, toplum ve sipariş platformları olarak bizim zihniyetimizi değiştirmemiz de bir o kadar elzem. Ne yazık ki acı bilançolarla sık sık karşılaşıyoruz; yollarda kaybettiğimiz kurye gençlerin haberleri yüreğimizi dağlıyor. "Sipariş gecikti" diye verilen olumsuz puanlar, "15 dakikada kapında" vaatleriyle oluşturulan o acımasız zaman baskısı, gencecik insanları trafikte adeta birer kaza adayı haline getiriyor.


