Hafta sonu Kandıra’da denize girmek yasaklandı. Hava şartları uygun değildi, dalga vardı, deniz tehlikeliydi.
Yani devlet “Bugün denize girme, hayatını riske atma” dedi.
Vatandaşın bir kısmı ne yaptı?
Tabii ki denize girdi.
Çünkü bizde bazen yasak, tehlike anlamına gelmiyor; “Acaba ne kadar dayanıyor?” anlamına geliyor. Sonuç yine acı…
Bir kişi hayatını kaybetti, bir kişi hâlâ kayıp.
Şimdi soralım: Değdi mi?
İnsan canı bu kadar ucuz mu? Bir gün denize girmesen ne olur? Deniz yerinde duruyor. Güneş ertesi gün yine doğuyor. Tatil kaçmıyor. Ama insan hayatı öyle değil. Giden geri gelmiyor. Üstelik mesele “Ben iyi yüzme biliyorum” meselesi de değil. Denizde bazen yüzme bilmek yetmez. Kum ayağının altından kayar, akıntı seni sürükler, dalga üzerine biner… Birkaç saniye önce kıyıda duran insan, bir anda kendisini hayat mücadelesinin ortasında bulur.
Bizim ilginç bir huyumuz var: Yasak tabelasını görünce kurala değil, meydan okumaya bakıyoruz. “Millet giriyor, ben niye girmeyeyim?” diyoruz.
“Ben yüzme biliyorum.”
“Bana bir şey olmaz.”
“Senelerdir giriyorum.”
Bu cümlelerin hepsi, insanlık tarihinin en pahalı cümleleri olabilir.
Çünkü deniz, senin özgüvenini, yüzme geçmişini, cesaretini, hatta “Bana bir şey olmaz” cümleni hiç umursamıyor. Doğanın diploması yok; pazarlık da yapmıyor.
Üstelik bu ilk boğulma vakası değil. Ne yazık ki son da olmayacak. Her yaz aynı manşetleri okuyoruz, aynı uyarıları dinliyoruz, aynı görüntüleri izliyoruz. Birileri denize giriyor, ekipler kurtarmaya çalışıyor, aileler sahilde umutla bekliyor, sonra hepimizin içini yakan o haber geliyor.
Ertesi hafta ise hayat normale dönüyor.
Ta ki başka bir yasak, başka bir dalga, başka bir “Bana bir şey olmaz” çıkana kadar…
Belki de artık şu cümleyi değiştirmemiz gerekiyor: “Yasak olduğu için girmiyorum” değil,
“Hayatım daha değerli olduğu için girmiyorum.” Çünkü mesele devlete itaat etmekten önce kendi canına sahip çıkmak. Denize girmek bir ihtiyaç değil, birkaç saatlik keyif.
Hayat ise bir tane. Kandıra’nın denizi yarın da orada olacak. Ama bugün denize girerek kaybettiğimiz bir insanın yarını olmayacak. Bir yasak çiğnendi diye hayatın çiğnenmesine değmez.
Kalın Sağlıcakla


