yeni göclük
yeni göclük
Vecdi ŞENEMRE
Köşe Yazarı
Vecdi ŞENEMRE
 

17 Ağustos: Gölcük’te Zamanın Durduğu Gece

O gece saat 03.02’de, insanın “rüyamda görsem inanmam” diyeceği bir gerçek yaşandı. Taş üstünde taş kalmadı. Sokaklar, evler, hatıralar enkazın altında kaldı. Sabah olduğunda Gölcük artık aynı Gölcük değildi. Bizler de aynı insanlar değildik. Aradan tam 27 yıl geçti. Takvimler değişti, şehirler değişti, çocuklar büyüdü, yeni evler yapıldı, yeni hayatlar kuruldu. Fakat bazı acıların takvimi yoktur. 17 Ağustos, Gölcük’te yaşayanların hafızasından hiç çıkmadı. O geceyi yaşayanların zihninde bazı görüntüler hâlâ dün gibi taze… Bir ses, bir koku, bir sokak, bir isim insanı yıllar öncesine götürmeye yetiyor. Ben de o gece rahmetli Vecdi Velit amcamı ve Necla yengemi kaybettim. Bunun yanında nice akrabamızı, arkadaşımızı, komşumuzu, tanıdığımızı toprağa verdik. Her 17 Ağustos’ta olduğu gibi bugün de onları dualarla anıyoruz. Allah hepsine rahmet eylesin. Belki de Gölcük’ün yaşadığı en büyük imtihanlardan biri, yıllar sonra Kahramanmaraş merkezli depremlerde yeniden karşımıza çıktı. Deprem olur olmaz oraya ilk koşanlardan biri yine Gölcük’tü, Kocaeli’ydi. Çünkü biz onların yaşadığı acıyı televizyondan seyretmiyorduk; biz o enkazın kokusunu biliyorduk, sessizliğini biliyorduk, çaresizliğini biliyorduk. Bir insanın enkaz başında neye ihtiyaç duyacağını, günler sonra hangi acılarla yüzleşeceğini, hayatını yeniden kurarken hangi boşluklarla yaşayacağını biliyorduk. Çünkü 17 Ağustos bize sadece depremi değil, dayanışmayı, yardımlaşmayı ve acıyı paylaşmanın ne demek olduğunu da öğretmişti. Bugün 17 Ağustos 2026… Depremi yaşayan herkesin gözünün önünden o gece bir kez daha geçti. Kimileri kaybettiği annesini, babasını, eşini, evladını hatırladı. Kimileri yıllardır sakladığı bir fotoğrafa baktı. Kimileri mezarlıkların başında sessizce dua etti. Çünkü bazı insanlar ölür ama hatıraları ölmez. Bazı geceler biter ama bıraktığı iz hiç silinmez. 17 Ağustos bizim için yalnızca bir deprem tarihi değil; bir milletin, bir şehrin, bir neslin hafızasına kazınmış büyük bir acıdır. O yüzden bugün yalnızca geçmişi anmak değil, geleceği de düşünmek zorundayız. Ve artık hepimizin bildiği bir gerçek var: İnsanı deprem değil, depreme dayanıksız bina öldürür. Deprem bu toprakların gerçeğidir; bundan kaçamayız. Ama bilimden, mühendislikten, sağlam yapılaşmadan ve doğru şehir planlamasından kaçamayız. 17 Ağustos’un bize bıraktığı en büyük sorumluluk, aynı acıların bir daha yaşanmaması için gereken her şeyi yapmaktır. Kaybettiklerimizi geri getiremeyiz. Ama onların hatırasına borcumuzu, başka insanların aynı acıyı yaşamaması için çalışarak ödeyebiliriz. 17 Ağustos’u unutmamak; yalnızca ölülerimizi anmak değil, yaşayanlara karşı sorumluluğumuzu yerine getirmektir. Allah bir daha bu millete, bu şehre, hiçbir aileye böyle bir gece yaşatmasın. Mekânları cennet, ruhları şad olsun. Kalın sağlıcakla
Ekleme Tarihi: 17 Ağustos 2026 -Pazartesi

17 Ağustos: Gölcük’te Zamanın Durduğu Gece

O gece saat 03.02’de, insanın “rüyamda görsem inanmam” diyeceği bir gerçek yaşandı. Taş üstünde taş kalmadı. Sokaklar, evler, hatıralar enkazın altında kaldı. Sabah olduğunda Gölcük artık aynı Gölcük değildi. Bizler de aynı insanlar değildik.

Aradan tam 27 yıl geçti. Takvimler değişti, şehirler değişti, çocuklar büyüdü, yeni evler yapıldı, yeni hayatlar kuruldu. Fakat bazı acıların takvimi yoktur. 17 Ağustos, Gölcük’te yaşayanların hafızasından hiç çıkmadı. O geceyi yaşayanların zihninde bazı görüntüler hâlâ dün gibi taze… Bir ses, bir koku, bir sokak, bir isim insanı yıllar öncesine götürmeye yetiyor. Ben de o gece rahmetli Vecdi Velit amcamı ve Necla yengemi kaybettim. Bunun yanında nice akrabamızı, arkadaşımızı, komşumuzu, tanıdığımızı toprağa verdik. Her 17 Ağustos’ta olduğu gibi bugün de onları dualarla anıyoruz. Allah hepsine rahmet eylesin.

Belki de Gölcük’ün yaşadığı en büyük imtihanlardan biri, yıllar sonra Kahramanmaraş merkezli depremlerde yeniden karşımıza çıktı. Deprem olur olmaz oraya ilk koşanlardan biri yine Gölcük’tü, Kocaeli’ydi. Çünkü biz onların yaşadığı acıyı televizyondan seyretmiyorduk; biz o enkazın kokusunu biliyorduk, sessizliğini biliyorduk, çaresizliğini biliyorduk. Bir insanın enkaz başında neye ihtiyaç duyacağını, günler sonra hangi acılarla yüzleşeceğini, hayatını yeniden kurarken hangi boşluklarla yaşayacağını biliyorduk. Çünkü 17 Ağustos bize sadece depremi değil, dayanışmayı, yardımlaşmayı ve acıyı paylaşmanın ne demek olduğunu da öğretmişti.

Bugün 17 Ağustos 2026… Depremi yaşayan herkesin gözünün önünden o gece bir kez daha geçti. Kimileri kaybettiği annesini, babasını, eşini, evladını hatırladı. Kimileri yıllardır sakladığı bir fotoğrafa baktı. Kimileri mezarlıkların başında sessizce dua etti. Çünkü bazı insanlar ölür ama hatıraları ölmez. Bazı geceler biter ama bıraktığı iz hiç silinmez. 17 Ağustos bizim için yalnızca bir deprem tarihi değil; bir milletin, bir şehrin, bir neslin hafızasına kazınmış büyük bir acıdır. O yüzden bugün yalnızca geçmişi anmak değil, geleceği de düşünmek zorundayız.

Ve artık hepimizin bildiği bir gerçek var: İnsanı deprem değil, depreme dayanıksız bina öldürür. Deprem bu toprakların gerçeğidir; bundan kaçamayız. Ama bilimden, mühendislikten, sağlam yapılaşmadan ve doğru şehir planlamasından kaçamayız. 17 Ağustos’un bize bıraktığı en büyük sorumluluk, aynı acıların bir daha yaşanmaması için gereken her şeyi yapmaktır. Kaybettiklerimizi geri getiremeyiz. Ama onların hatırasına borcumuzu, başka insanların aynı acıyı yaşamaması için çalışarak ödeyebiliriz. 17 Ağustos’u unutmamak; yalnızca ölülerimizi anmak değil, yaşayanlara karşı sorumluluğumuzu yerine getirmektir. Allah bir daha bu millete, bu şehre, hiçbir aileye böyle bir gece yaşatmasın. Mekânları cennet, ruhları şad olsun.

Kalın sağlıcakla

Yazıya ifade bırak !
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve golcukhaber.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.