yeni göclük
yeni göclük
Ersin AKBOYUN
Köşe Yazarı
Ersin AKBOYUN
 

SOSYAL MEDYADA YAŞ SINIRLAMASI

Sosyal medya, ilk zamanlar herkesin hoşuna gitmişti… Yıllar önce kaybedilen arkadaşlar bulunmuş, internet üzerinden nostaljik sohbetler yapılır olmuştu… Sonra bu sohbetler yerini tanımadığı, bilmediği kişilerle tanışmaya, hatta evliliğe kadar uzanan ilişkilere bıraktı…Bundan sonraki adım sosyal medyanın ticarileşmesi oldu… Her şey alınır, her şey satılır oldu… Bu gelişmeler yaşanırken platformların sayısı da arttı… Kullanıcı profilleri değişti… Sosyal medya zaman içinde adeta bir sosyal çöplük haline geldi…Bugün sosyal medya, tam anlamıyla pimi çekilmiş bir bombadır…  Ne ararsanız bulunan, kimi ararsanız ulaşılan, her amaca hizmet eden ve ne yazık ki kötü ellerin de rahatlıkla kullandığı bir alan olmuştur… Hükümetimiz yerinde bir kararla sosyal medyada yaş sınırı uygulaması getirdi… Düzenlemeyle 15 yaşından küçük çocuklar sosyal medyayı kullanamayacak…İyi de bu yeterli mi? Değil elbet… Biz akıllı milletiz… Özellikle antin kuntin işlere kafamız çok basar…Sakın aileler bu yasağı bizzat kendi elleriyle delmesin… “Çocuk ağlamasın”, “Aman oyalansın” diye kendi hesaplarıyla giriş yapılmasına göz yummasın… Olmaz demeyin, olur!Çocukların sosyal medyaya erişiminin kısıtlanması yerinde bir karardır… Neden derseniz…Çünkü çocuk, karşısına çıkan kişinin gerçek niyetini bilemez… Gördüğü her görüntünün, okuduğu her sözün doğru olmadığını ayırt edemeyebilir… Şiddeti oyun, tehlikeyi eğlence, yabancıyı arkadaş sanabilir… Sokakta tanımadığı biri çocuğumuza yaklaşsa hemen müdahale ederiz…  Peki, aynı kişi telefon ekranından yaklaştığında neden bu kadar rahatız?“Evde oturuyor, dışarıda değil” diye kendimizi avutmayalım… Bazen tehlike, çocuğun elindeki telefonla evin içine kadar giriyor… Elbette devlet tedbirini alacak, platformlar sorumluluğunu yerine getirecek…  Ama anne baba da çocuğunun kimlerle konuştuğunu, ne izlediğini bilecek…Üstelik yalnızca yasaklamak da yetmez…  Çocuğa zaman ayırmak, onunla konuşmak, birlikte bir şeyler yapmak gerekir… Biz başımızı telefondan kaldırmazken, çocuğa “Telefonu bırak” demenin ne kadar karşılığı olur? Kısacası karar yerinde… Ancak uygulamanın başarısı biraz da ailelerin elinde… Çocuk bugün ağlamasın diye göz yumduğumuz şey, yarın hepimizi ağlatmasın…
Ekleme Tarihi: 21 Ekim 2026 -Çarşamba

SOSYAL MEDYADA YAŞ SINIRLAMASI

Sosyal medya, ilk zamanlar herkesin hoşuna gitmişti… Yıllar önce kaybedilen arkadaşlar bulunmuş, internet üzerinden nostaljik sohbetler yapılır olmuştu…

Sonra bu sohbetler yerini tanımadığı, bilmediği kişilerle tanışmaya, hatta evliliğe kadar uzanan ilişkilere bıraktı…Bundan sonraki adım sosyal medyanın ticarileşmesi oldu… Her şey alınır, her şey satılır oldu…
Bu gelişmeler yaşanırken platformların sayısı da arttı… Kullanıcı profilleri değişti… Sosyal medya zaman içinde adeta bir sosyal çöplük haline geldi…Bugün sosyal medya, tam anlamıyla pimi çekilmiş bir bombadır… 
Ne ararsanız bulunan, kimi ararsanız ulaşılan, her amaca hizmet eden ve ne yazık ki kötü ellerin de rahatlıkla kullandığı bir alan olmuştur…

Hükümetimiz yerinde bir kararla sosyal medyada yaş sınırı uygulaması getirdi… Düzenlemeyle 15 yaşından küçük çocuklar sosyal medyayı kullanamayacak…İyi de bu yeterli mi?
Değil elbet…
Biz akıllı milletiz… Özellikle antin kuntin işlere kafamız çok basar…Sakın aileler bu yasağı bizzat kendi elleriyle delmesin… “Çocuk ağlamasın”, “Aman oyalansın” diye kendi hesaplarıyla giriş yapılmasına göz yummasın…

Olmaz demeyin, olur!Çocukların sosyal medyaya erişiminin kısıtlanması yerinde bir karardır… Neden derseniz…Çünkü çocuk, karşısına çıkan kişinin gerçek niyetini bilemez… Gördüğü her görüntünün, okuduğu her sözün doğru olmadığını ayırt edemeyebilir… Şiddeti oyun, tehlikeyi eğlence, yabancıyı arkadaş sanabilir…
Sokakta tanımadığı biri çocuğumuza yaklaşsa hemen müdahale ederiz… 
Peki, aynı kişi telefon ekranından yaklaştığında neden bu kadar rahatız?“Evde oturuyor, dışarıda değil” diye kendimizi avutmayalım… Bazen tehlike, çocuğun elindeki telefonla evin içine kadar giriyor…
Elbette devlet tedbirini alacak, platformlar sorumluluğunu yerine getirecek… 
Ama anne baba da çocuğunun kimlerle konuştuğunu, ne izlediğini bilecek…Üstelik yalnızca yasaklamak da yetmez… 
Çocuğa zaman ayırmak, onunla konuşmak, birlikte bir şeyler yapmak gerekir… Biz başımızı telefondan kaldırmazken, çocuğa “Telefonu bırak” demenin ne kadar karşılığı olur?
Kısacası karar yerinde… Ancak uygulamanın başarısı biraz da ailelerin elinde…
Çocuk bugün ağlamasın diye göz yumduğumuz şey, yarın hepimizi ağlatmasın…

Yazıya ifade bırak !
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve golcukhaber.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.