“Sorun piyasa mı, yoksa fiyat mı?”
Son zamanlarda en sık duyduğum cümlelerden biri şu:
“Murat Bey, evimi aylardır ilana koyduk ama bir türlü satılmıyor.”
Peki gerçekten sorun piyasa mı?
Acı ama gerçek şu ki; satılmayan evlerin büyük çoğunluğunda sorun piyasa değil, satış stratejisidir.
Bir ev doğru fiyatlandırılmışsa, doğru şekilde pazarlanıyorsa ve doğru hedef kitleye ulaşıyorsa mutlaka alıcısını bulur.
Bugün birçok ev sahibi, komşusunun söylediği rakama, internet ilanlarındaki hayali fiyatlara veya geçmiş yıllardaki piyasa koşullarına bakarak fiyat belirliyor.
Ancak alıcılar artık çok daha bilinçli.
Bir ilanı saniyeler içinde onlarca emsal ile karşılaştırabiliyorlar.
Eğer eviniz gerçek piyasa değerinin üzerinde ise;
• Telefonlar çalmaz.
• Favorilere eklenmez.
• Gösterimler azalır.
• Gelen teklifler sizi kızdırır.
Aslında alıcı size bir mesaj vermektedir:
“Bu fiyatı kabul etmiyorum.”
Bir başka önemli konu ise ilan süresidir.
Bir ev ne kadar uzun süre ilanda kalırsa, alıcıların gözünde o kadar değer kaybetmeye başlar.
İlk günlerde heyecan yaratan ilan, aylar geçtikçe şu soruyu doğurur:
“Bu ev neden hâlâ satılmadı?”
İşte tam bu noktada satıcılar daha fazla zarar etmeye başlar.
Çünkü zaman geçtikçe pazarlık payı büyür, ilgi azalır ve satış süresi uzar.
Unutmayın;
Evinizi yüksek fiyatla ilana koymak, onu değerli yapmaz.
Tam tersine, doğru alıcının sizden uzaklaşmasına neden olabilir.
Gayrimenkulde kazandıran yöntem;
En yüksek fiyattan ilana çıkmak değil, en doğru fiyattan satışa başlamaktır.
Çünkü doğru fiyatlanan bir mülk satılır.
Yanlış fiyatlanan bir mülk ise sadece ilanda bekler.
Soru şu:
Eviniz satılık mı, yoksa sadece ilanda mı?
Gayrimenkul Danışmanı
Murat Coşkun

