Gayrimenkul danışmanlığı sadece ev göstermek değildir. Bazen psikolog, bazen dedektif, bazen de komedyen olmak gerekir. Yıllardır sahada müşterilere ev sunumu yaparken öyle ilginç olaylarla karşılaşıyoruz ki, bazılarını anlatsak inanması zor.
Bir müşterimiz üç katlı villayı gezerken ilk sorusu şu olmuştu:
“Ev güzel de, burada Wi-Fi çekiyor mu?”
Henüz salonu, mutfağı, odaları gezmemiştik. Manzaraya bakmadan internet hızını sormuştu.
Başka bir müşterimiz ise deniz manzaralı bir daireyi gezerken uzun uzun balkonda durduktan sonra şöyle dedi:
“Deniz güzel de, yazın çok kalabalık olur mu?”
Kendisine denizin değil, sahilin kalabalık olduğunu anlatmak zorunda kalmıştık.
Bir başka ev gösteriminde müşteri mutfağa girdi ve ilk cümlesi şu oldu:
“Burada dolma biber kokusu çıkıyor mu?”
Ev boştu. İçeride ne dolma vardı ne de biber…
En unutulmaz olaylardan biri ise bahçeli bir ev sunumunda yaşandı. Müşteri bahçeyi beğendi, evi beğendi, fiyatı beğendi. Sonra ciddi bir ifadeyle:
“Komşular nasıl?”
diye sordu.
“Tanımıyoruz.” dedik.
“Bence önce komşuları gezelim.”
cevabını verdi.
Bazen de müşteriler evi değil, geleceği satın almak ister. Bir daireyi gezerken:
“Bu mahallede beş yıl sonra kimler oturur?”
sorusuyla karşılaşabiliyoruz.
Sahada yıllardır gördüğüm bir gerçek var:
Ev almak mantıkla başlar ama duygularla biter.
Bir müşteri ilk bakışta beğenmediği evi ertesi gün satın alabilirken, saatlerce gezdiği bir evi tek bir sebeple eleyebiliyor.
İşte bu yüzden gayrimenkul danışmanlığı sadece kapı açıp ev göstermek değildir. İnsanları, beklentileri ve hayalleri anlamaktır.
Bir sonraki ev gezinizde emlak danışmanınıza biraz anlayış gösterin. Çünkü siz evi ilk kez görüyor olabilirsiniz ama o gün içinde aynı soruyu belki onuncu kez duyuyor olabilir!
Gayrimenkul Danışmanı Murat Coşkun
Değirmendere Yalı Emlak
