Türkiye'de özellikle gençler arasında Türk bayrağına, Atatürk'e, Türk tarihine ve Türk dünyasına yönelik ilginin arttığı görülüyor. Gençler geçmişlerini daha fazla araştırıyor, millî değerlerine daha güçlü biçimde sahip çıkıyor.
Kısacası Türkçülük yeniden yükselişe geçiyor.
Bunun en önemli nedenleri arasında kontrolsüz göç, ekonomik sıkıntılar, güvenlik kaygıları ve geleceğe yönelik endişeler bulunuyor. İnsanlar kendi ülkelerinde huzur içinde yaşamak, sınırlarının korunmasını ve devletin öncelikle kendi vatandaşlarının sorunlarıyla ilgilenmesini istiyor.
Bu nedenle toplumda “Önce Türkiye, önce Türk milleti” düşüncesi daha güçlü biçimde dile getiriliyor.
Özellikle düzensiz göç meselesi, millî hassasiyetlerin artmasında önemli bir rol oynuyor. Vatandaşlar, Türkiye'nin demografik yapısının ve kültürel değerlerinin korunmasını istiyor. Ancak bu düşünce, başka milletlerden nefret etmek veya insanları aşağılamak anlamına gelmemelidir. Sorun, kişiler üzerinden değil devletin uygulayacağı ciddi ve kararlı politikalar üzerinden ele alınmalıdır.
Türk dünyasında yaşanan gelişmeler de bu yükselişi destekliyor. Azerbaycan'ın Karabağ'daki başarısı, Türk devletleri arasındaki ilişkilerin güçlenmesi ve Türk Devletleri Teşkilatı'nın daha görünür hâle gelmesi toplumda heyecan oluşturuyor.
Türkiye ile diğer Türk devletlerinin birbirine yakınlaşması, özellikle gençlerin ortak tarih, dil ve kültüre olan ilgisini artırıyor.
Ancak Türkçülük yalnızca slogan atmak, bayrak paylaşmak veya bozkurt işareti yapmak değildir. Gerçek Türkçülük; çalışmak, üretmek, Türkçeyi doğru kullanmak, devletin malını korumak ve ülkenin geleceği için sorumluluk almaktır.
Ülkesini seven insan görevini en iyi şekilde yapar. Kamu malına zarar vermez, kul hakkı yemez, adaletten ayrılmaz ve çocuklara daha güzel bir gelecek bırakmak için mücadele eder.
Türkçülük, başka milletlere düşmanlık etmek de değildir. Türk milletini sevmek, onun birlik ve beraberliğini korumak, bağımsızlığını savunmaktır. Kendi milletimizi sevmek için başka milletleri aşağılamaya ihtiyacımız yoktur.
Evet, Türkiye'de Türkçülük yükseliyor. Bu yükseliş bilim, eğitim, teknoloji, sanat ve üretimle desteklenirse ülkemiz için büyük bir güce dönüşebilir.
Çünkü güçlü Türkiye yalnızca sözle kurulmaz. Çalışan, üreten, adaletli davranan ve ülkesine sahip çıkan insanların omuzlarında yükselir.
Türkçülük öfke değil, sorumluluktur.
Türkçülük ayrışmak değil, aynı bayrağın altında birleşmektir.
Türkçülük geçmişimizle gurur duyarken geleceğimiz için de çalışmaktır.


