Zaman zaman ticaret bakanlığının ifşa listeleri yayınlanır...
Genelde et ve benzeri mamüller test edilir..
Hangi firmanın ne ürettiği,
Ürettiği mamül içinde nelere rastlandığı açıklanır...
Kiminin sucuğunda at eti,
Kimin köftesine tavuk kemiği çıkar..
Bunlar da zaman zaman bakanlık kanalıyla açıklanır...
82 milyonluk Türkiye için,
Bu denetimlerin yeterli olduğu söylenemez...
Hele ki,
Bu denetimlerin yerel bazda nerdeyse "hiç yapılmaması",
İnsanın aklına ister istemez " gıda güvenliğini" getirir..
Daha geçen gün,
Çok ünlü bir peynir markasının ürününde,
Ölümcül bakteriye rastlanmış,
Bu da gazetelerde haber olmuştur..
Peki bizde,
Yani Gölcük'te gıda güvenliği sağlanıyor mu ?
Yiyecek üreten, satan,
İşi gıda plan işletmeler yeterince
denetleniyor mu ?
Bunun cevabını bilmiyoruz..
nedeni malum..
Zamanında da bu soruyu yetkililere sormuş
"Ticarethaneler etkilenmesin, adı kötüye çıkmasın" diye açıklamıyoruz demişlerdi..
Biraz üsteleyince de topu bakanlığa atmışlar,
"Bakanlık kararı" demiş işinden çıkmışlardı..
Bana göre daha çok "Ahbap-Çavuş"
kararı uygulanıyor memlekette..
Düşünsenize,
200 bin nüfuslu kentte,
Kim ne üretir,
Kim hijyen kurallarına uyar,
Kimler bu kurallara uymaz ve halk sağlığı ile oynar haberimiz yok...
Devlet sırrı mıdır ?
Bence değildir..
Aksine vatandaşın bu bilgiye ulaşıp,
Nerden ne yiyeceğini bilmesi en doğal hakkıdır...
Başta da dedik ya,
Gıda güvenliği, herkes için ön planda olmalı..
Buna uymayan, ürünlerinde kötü,bozuk malzeme kullanan,
Halkın sağlığı ile oynayanlar "rahat bırakılmamalıdır",
Devlet eliyle halk sağlığı korunmalıdır...
Kalın sağlıcakla


