Geçtiğimiz yıl Kahramanmaraş’ta yaşanan feci olaydan sonra okullarda güvenlik meselesi yeniden gündeme geldi.
Birçok okulda polisiye önlemler alındı. Ancak memleketteki okul sayısına baktığınızda bunun çok da kolay bir iş olmadığı anlaşılabilir.
Devlet hangi okula kaç polis verecek?
Polis; trafik, asayiş ve diğer işleri içinde hangi birine yetişsin?
Ya da okullarda var olan, kimse tarafından da inkâr edilemeyecek durumları polis tek başına nasıl önlesin?
Öyleyse en iyi polis aile değil midir?
Çocuğun kimlerle arkadaşlık yaptığını, okuldan çıktıktan sonra nereye gittiğini, telefonunda ne izlediğini, sosyal medyada kimlerle görüştüğünü ilk olarak ailesi bilmelidir.
Bir çocuğun davranışındaki değişikliği öğretmenden de polisten de önce anne babanın fark etmesi gerekir.Çünkü güvenlik sadece okulun kapısına polis dikmekle sağlanamaz.
Çocuk sabah evden çıkarken ailesi onun çantasında ne olduğunu bilmiyorsa, gece eve geldiğinde nasıl bir ruh hali içinde olduğunu görmüyorsa, gün içerisinde kimlerle vakit geçirdiğinden habersizse dünyanın en iyi güvenlik sistemini de kursanız bir taraf eksik kalır.
Bugün mesele yalnızca okul kavgası da değil.
Akran zorbalığı var.
Uyuşturucu tehlikesi var.
Sosyal medya üzerinden kurulan yanlış arkadaşlıklar var.
Çeteler var.
Şiddeti normalleştiren görüntüler var.
Çocukların daha çok küçük yaşlarda karşı karşıya kaldığı onlarca tehlike var.
Bunların tamamını polisin çözmesini beklemek kolaycılık olur.
Polis suç meydana geldiğinde müdahale eder.
Öğretmen okulda öğrenciyi takip eder.Ama çocuk en sonunda evine döner.
İşte asıl denetim, asıl eğitim ve asıl ilgi orada başlar.Çocuğuna vakit ayıran, onunla konuşan, arkadaşlarını tanıyan, sorunlarını dinleyen aile aslında en güçlü güvenlik tedbirini almış olur.
Sadece “Okula gönderdim, gerisi öğretmenin işi” diyerek bu sorumluluktan kurtulamayız.Çocuklarımız hepimizin.Okul yönetiminin de öğretmenin de polisin de devletin de görevi var.
Ama ilk görev ailede.Çünkü bir çocuğu suçtan korumanın en kolay yolu, suç işledikten sonra yakalamak değil, daha o noktaya gelmeden elinden tutmaktır.
Bunu da en iyi yapabilecek olan yine ailesidir.Okulların önüne polis koyalım.
Kameraları çoğaltalım.Güvenlik tedbirlerini artıralım.
Hepsini yapalım.
Ama çocuklarımızla konuşmayı, onları dinlemeyi, ne yaptıklarını bilmeyi de ihmal etmeyelim.
Çünkü kabul edelim ki;
Bir çocuğun başındaki en iyi polis, onu gerçekten takip eden ve onunla gerçekten ilgilenen ailesidir.
Kalın sağlıcakla...


