Büyüklüğü tanımlanamayan bir evrende
Küçüklüğü tanımlanan bir dünya
Kendi ekseninde döndükçe dönüyor
Bu dönüşün sonucu olarak
Sürekli değişiyor ve hareket halinde
Yer kabuğu değiştikçe depremler
Sular buharlaştıkça yağışlar
Çekirdek yeryüzü çatlağından fışkırınca
Yanardağ oluyor lavlar saçılıyor
Kısaca insanın doğal afet dediği şey
Doğanın işleyişinden başka birşey değil
Tanrı ve evren işte böyle çalışır.
Dünyamızın yaşam kaynağı işte bu işleyiş
Fakat insan üstenci ve işleyişe aykırı
Yaşam biçimi geliştirdiği için
Başına bir şey gelince doğal afet diyerek
Aykırılığı ve uyumsuzluğuna sorumlu arar
Sözgelimi az veya çok kar yağar yağmur yağar
Su düştüğü yerden akar
denize okyanusa kadar kendine yol açar
Eğer bunun önünü bina vs ile keserseniz
Onu da yıkar geçer.
Yer sarsılır ayakta olan nesne çürükse yıkılır
Yanardağın eteğinde püskürme tehditi vardır
Hortumlar, kasırla, çığ, heyelan, taşkın
Bunların hepsi doğal harekettir
Gelelim sadede:
Yerleşim veya belediyecilik anlayışımız
Akla ve doğaya aykırı olduğu için
Aşırı yağmurda selin tahribatı kaçınılmaz
Derenin akarını, yönünü ve genişleme alanını
Binayla kapatırsanız su binayı yıkar kardeşim
Değil bir kurban kendini kurban etsen
Bunu önleyemezsin.
Bilmem anlatabildim mi?


