Son yıllarda "iklim krizi" dediğimizde aklımıza hep eriyen buzullar, kuruyan barajlar ya da aniden bastıran sel baskınları geliyor. Ancak kapımızdaki tehlike sadece bunlardan ibaret değil. Küresel ısınma, doğanın dengesini bozarken hiç hesaba katmadığımız, gözle görmekte zorlandığımız canlıları da başımıza bela ediyor: Sivrisinekler ve keneler.
Uzmanların son uyarıları oldukça ürkütücü. Normal şartlarda sert geçen kış ayları, bu canlıların popülasyonunu doğal bir seleksiyonla yüzde 70-80 oranında azaltıyordu. Ancak artık o eski kışlar yok. Ilık geçen kış mevsimi yüzünden bu zararlılar ölmek bir yana, hayatta kalarak yeni mevsime daha güçlü giriyorlar.
Bir Ay Erken Uyanıyorlar
Karadeniz'de haziran sonunda görmeye alıştığımız sivrisinekler, artık yaklaşık bir ay erken sahneye çıkıyor. Üstelik sadece erken gelmekle kalmıyorlar; sıcak dönemin uzaması sebebiyle yılda verdikleri nesil sayısını katlıyorlar.
Daha da korkutucu olanı keneler cephesinde yaşanıyor. Kırım-Kongo Kanamalı Ateşi (KKKA) riskinin yüksek olduğu Sivas, Çorum, Amasya ve Samsun gibi bölgelerde kene vakaları artık haziranı beklemiyor, nisan ayında başlıyor. Sıcaklık artışı kenelerin iştahını açtığı gibi doğurganlığını da artırıyor; normalde yılda 1-2 nesil veren kene türleri, artık 5-6 nesle kadar ulaşabiliyor. Tek bir kenenin binlerce yumurta bırakabildiği düşünüldüğünde, karşı karşıya olduğumuz ordunun büyüklüğü ürkütücü bir boyuta ulaşıyor.
İklim değişikliği artık uzak geleceğin değil, bugünün ve sağlığımızın sorunu. Doğa bize net bir mesaj veriyor: Kurallar değişti, artık çok daha dikkatli olmak zorundayız.

