yeni göclük
yeni göclük
Ali Kemal EREN
Köşe Yazarı
Ali Kemal EREN
 

MEHDİ BİZİM TEMBELLİĞİMİZİN ADIDIR

Bosna Hersek in kurucu ilk Cumhur başkanı Bilge kral, Müslüman dünyamızın yüz akı, mütefekkir, merhum Aliye İzzet Begoviç mehdi/ kurtarıcı bekleyen mazlum Müslüman coğrafyanın halkına şöyle seslenmişti: ‘’Mehdi bizim tembelliğimizin adıdır veya sıkıntılarımızın ve sorunlarımızın ağırlığı, imkanlarla kıyaslanmayacak derecede büyük olduğu zamanlarda, güçsüzlüğümüzden büyüyen yalancı bir umuttur.’’ Mehdi sözlük anlamı olarak: Allah tarafından doğru yola iletilen, hidayete eren ve başkalarına rehberlik eden kimse demektir. İslami bir terim olarak: İslam inancında Ahir zamanda/ kıyametin kopmasından önceki dönemde geleceğine inanılan, yeryüzündeki zulüm ve adaletsizliği ortadan kaldırarak dünyaya adaleti sağlayarak İslam ahlakını hâkim kılacak kurtarıcı bir şahsiyettir. Benzer inanışlar antik Sümer, Babil, Hint, Mısır medeniyetlerinde, Zerdüştlük, Yahudilik, Hristiyanlıkta geniş yer tutmaktadır. Yahudiler Mesih’in/kurtarıcın Hz. Davud’un soyundan gelmesini beklerken, Hristiyanlar Mesih’in/Kurtarıcının Hz. İsa’nın kıyametin kopmasına yakın bir zamanda yeryüzüne ineceğine, dünyaya barışı huzuru adaleti egemen kılacağına inanmaktadırlar. Şii ve Sünni Müslüman kültüre göre Mehdi Hz. Muhammed’in soyundan geleceğine inanılır. İnsanlık tarihi boyunca binlerce Mesih, Mehdi/kurtarıcı geldi geçti. Öyle gözüküyor ’ki kıyametin kopmasına kadarda binlercesi gelmeye devam edecek! Lakin gelen giden Mehdiler/Mesihler dünyamıza barışı huzuru adaleti ikame edemediler! Dünya tarihi boyunca savaşın olmadığı yıl sayısı toplamı üç yılı geçmiyor. Tarih boyunca zulme uğrayan toplumlar, hangi dinden, hangi inançtan, hangi kültürden olursa olsun, ilahi bir müdahale sonucu bir kurtarıcı gelsin ve içinde yaşadıkları olumsuzluklara, akan gözyaşlarına, katliamlara son versin. Lakin dünya tarihi bize şunu göstermiştir ki; İnsanlık var olduğu müddetçe ne zulüm sona erer ne’ de bir kurtarıcı beklentisi. Bu durum psikolojik bir durumdur. Dayak yiyen bir çocuğun, abisinin, annesinin babasının, dayısının kendisini dayak yemekten kurtarmasını beklediği gibi, zulme haksızlığa uğrayan toplumlarda bir kurtarıcının gelerek kendilerini kurtarmasını bekler. Lakin beklenen kurtarıcı hiçbir zaman gelmemiştir. Müslüman toplumlar tarih boyunca yapmış oldukları her dört savaşın üçünü birbirleriyle yapmışlar, yenilgiye uğrayan Müslüman her toplum mehdi/ kurtarıcı beklemiştir. Müslümanların tahinde Emevîlerin ve Abbasilerin ehli beyit taraftarlarına yapmış oldukları zulümlerden dolayı mehdi beklentisi daha çok Arap olmayan/ Mevali Müslümanların arasından çıkmıştır. Mesihlik mehdilik/kurtarıcı düşüncesi Sümer Zerdüştlük, Yahudi, Hristiyan ve Hint kültüründen, İran Mistik Müslüman kültürüne, oradan ’da Anadolu Müslüman kültürüne geçerek tarih boyunca din istismarcıların elinde kullanışlı bir araç olmuştur. En son bu kullanışlı kavramı Fettullah Gülen kullanarak, kendisini beklenen adam/ kurtarıcı olarak görmüş, Süper NATO’nun desteğini alarak, akıl ve iradelerini kendisine teslim etmiş binlerce Man kurt/kişiyle 15 Temmuz 2016 yılında ülkemizde hain darbe girişiminde bulundu. 251 insanımızın şehit olmasına, 2500 insanımızın gazi olmasına neden olmuş, binlerce ailemizin ocağına ateş düşürmüştür. Mehdinin geleceğine, Mesih’in kıyametin kopmasına yakın tekrar yeryüzüne ineceğine dair ne bir ayet ne’de sahih bir hadisin bulunmamasına rağmen maalesef Mehdi ve Mesih kavramları Müslüman toplumun yazılı külliyatında önemli bir yer tutmaktadır. Maalesef bu kavram bugüne kadar istismar edilmiştir öyle gözüküyor ki istismar edilmeye devam edecektir. Cenabı hak Kuranı Kerimde ‘’ Ve en leyse lil insani illa maa saa … Yani ‘’insan için yalnız çalıştığının karşılığı vardır. Çalışmasının karşılığı da yakında kendisine gösterilecektir. Sonra ona emeğinin karşılığı tastamam verilecektir. Necm 39, 40, 41 ayetler. Bir başka Ayeti kerimede ‘’Bir kavim kendi nefsinde olan olumsuzlukları değiştirmedikçe Allah onların durumlarını değiştirmez.’’ Ankebut 11 Mutlak alim olan Allah’ın yukarıda ortaya koyduğu ilahi sosyal kanunlar ortada iken Merhum Bilge lider Aliye İzzet Begoviç’e hak vermemek mümkün mü? Evet ’Mehdi bizim tembelliğimizin adıdır, güçsüzlüğümüzden büyüyen yalancı bir umuttur.’ Rabbim Aliye İzzet Begoviç’e rahmet eylesin. Allah’ın kutlu elçisi ‘’Bir Mümin bir delikten iki defa ısırılmaz’’ demesine rağmen Müslüman toplumlar defalarca aynı delikten ısırıldı. Öyle gözüküyor’ ki Müslüman zihinden istismara açık olan bu iki kavram silinmediği müddetçe Müslüman coğrafyadan daha nice Mehdiler ve Mesihler çıkar aynı delikten ısırılmaya devam ederler. Selam ve dua ile…  
Ekleme Tarihi: 20 Eylül 2026 -Pazar

MEHDİ BİZİM TEMBELLİĞİMİZİN ADIDIR

Bosna Hersek in kurucu ilk Cumhur başkanı Bilge kral, Müslüman dünyamızın yüz akı, mütefekkir,
merhum Aliye İzzet Begoviç mehdi/ kurtarıcı bekleyen mazlum Müslüman coğrafyanın halkına şöyle
seslenmişti:
‘’Mehdi bizim tembelliğimizin adıdır veya sıkıntılarımızın ve sorunlarımızın ağırlığı, imkanlarla
kıyaslanmayacak derecede büyük olduğu zamanlarda, güçsüzlüğümüzden büyüyen yalancı bir
umuttur.’’
Mehdi sözlük anlamı olarak: Allah tarafından doğru yola iletilen, hidayete eren ve başkalarına
rehberlik eden kimse demektir.
İslami bir terim olarak: İslam inancında Ahir zamanda/ kıyametin kopmasından önceki dönemde
geleceğine inanılan, yeryüzündeki zulüm ve adaletsizliği ortadan kaldırarak dünyaya adaleti
sağlayarak İslam ahlakını hâkim kılacak kurtarıcı bir şahsiyettir.
Benzer inanışlar antik Sümer, Babil, Hint, Mısır medeniyetlerinde, Zerdüştlük, Yahudilik, Hristiyanlıkta
geniş yer tutmaktadır. Yahudiler Mesih’in/kurtarıcın Hz. Davud’un soyundan gelmesini beklerken,
Hristiyanlar Mesih’in/Kurtarıcının Hz. İsa’nın kıyametin kopmasına yakın bir zamanda yeryüzüne
ineceğine, dünyaya barışı huzuru adaleti egemen kılacağına inanmaktadırlar. Şii ve Sünni Müslüman
kültüre göre Mehdi Hz. Muhammed’in soyundan geleceğine inanılır.
İnsanlık tarihi boyunca binlerce Mesih, Mehdi/kurtarıcı geldi geçti. Öyle gözüküyor ’ki kıyametin
kopmasına kadarda binlercesi gelmeye devam edecek! Lakin gelen giden Mehdiler/Mesihler
dünyamıza barışı huzuru adaleti ikame edemediler! Dünya tarihi boyunca savaşın olmadığı yıl sayısı
toplamı üç yılı geçmiyor.
Tarih boyunca zulme uğrayan toplumlar, hangi dinden, hangi inançtan, hangi kültürden olursa
olsun, ilahi bir müdahale sonucu bir kurtarıcı gelsin ve içinde yaşadıkları olumsuzluklara, akan
gözyaşlarına, katliamlara son versin.
Lakin dünya tarihi bize şunu göstermiştir ki; İnsanlık var olduğu müddetçe ne zulüm sona erer ne’ de
bir kurtarıcı beklentisi. Bu durum psikolojik bir durumdur. Dayak yiyen bir çocuğun, abisinin,
annesinin babasının, dayısının kendisini dayak yemekten kurtarmasını beklediği gibi, zulme haksızlığa
uğrayan toplumlarda bir kurtarıcının gelerek kendilerini kurtarmasını bekler. Lakin beklenen kurtarıcı
hiçbir zaman gelmemiştir.
Müslüman toplumlar tarih boyunca yapmış oldukları her dört savaşın üçünü birbirleriyle yapmışlar,
yenilgiye uğrayan Müslüman her toplum mehdi/ kurtarıcı beklemiştir. Müslümanların tahinde
Emevîlerin ve Abbasilerin ehli beyit taraftarlarına yapmış oldukları zulümlerden dolayı mehdi
beklentisi daha çok Arap olmayan/ Mevali Müslümanların arasından çıkmıştır.
Mesihlik mehdilik/kurtarıcı düşüncesi Sümer Zerdüştlük, Yahudi, Hristiyan ve Hint kültüründen,
İran Mistik Müslüman kültürüne, oradan ’da Anadolu Müslüman kültürüne geçerek tarih boyunca
din istismarcıların elinde kullanışlı bir araç olmuştur.
En son bu kullanışlı kavramı Fettullah Gülen kullanarak, kendisini beklenen adam/ kurtarıcı olarak
görmüş, Süper NATO’nun desteğini alarak, akıl ve iradelerini kendisine teslim etmiş binlerce Man
kurt/kişiyle 15 Temmuz 2016 yılında ülkemizde hain darbe girişiminde bulundu. 251 insanımızın
şehit olmasına, 2500 insanımızın gazi olmasına neden olmuş, binlerce ailemizin ocağına ateş
düşürmüştür.

Mehdinin geleceğine, Mesih’in kıyametin kopmasına yakın tekrar yeryüzüne ineceğine dair ne bir
ayet ne’de sahih bir hadisin bulunmamasına rağmen maalesef Mehdi ve Mesih kavramları Müslüman
toplumun yazılı külliyatında önemli bir yer tutmaktadır. Maalesef bu kavram bugüne kadar istismar
edilmiştir öyle gözüküyor ki istismar edilmeye devam edecektir.
Cenabı hak Kuranı Kerimde ‘’ Ve en leyse lil insani illa maa saa … Yani ‘’insan için yalnız çalıştığının
karşılığı vardır. Çalışmasının karşılığı da yakında kendisine gösterilecektir. Sonra ona emeğinin karşılığı
tastamam verilecektir. Necm 39, 40, 41 ayetler. Bir başka Ayeti kerimede ‘’Bir kavim kendi nefsinde
olan olumsuzlukları değiştirmedikçe Allah onların durumlarını değiştirmez.’’ Ankebut 11
Mutlak alim olan Allah’ın yukarıda ortaya koyduğu ilahi sosyal kanunlar ortada iken Merhum Bilge
lider Aliye İzzet Begoviç’e hak vermemek mümkün mü? Evet ’Mehdi bizim tembelliğimizin adıdır,
güçsüzlüğümüzden büyüyen yalancı bir umuttur.’ Rabbim Aliye İzzet Begoviç’e rahmet eylesin.
Allah’ın kutlu elçisi ‘’Bir Mümin bir delikten iki defa ısırılmaz’’ demesine rağmen Müslüman toplumlar
defalarca aynı delikten ısırıldı. Öyle gözüküyor’ ki Müslüman zihinden istismara açık olan bu iki
kavram silinmediği müddetçe Müslüman coğrafyadan daha nice Mehdiler ve Mesihler çıkar aynı
delikten ısırılmaya devam ederler. Selam ve dua ile…

 

Yazıya ifade bırak !
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve golcukhaber.com sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.