İsraf: Lügatte lüzumsuz yere harcama, kötü kullanarak eksiltme, saçıp savurma, kötü sarf etme,
savurganlık, ihtiyaçtan fazla harcama yapmak gibi anlamlara gelmektedir. Lüzumsuz yere harcama
yapana, har vurup harman savuran kişiye de müsrif denir.
İmam’ı Gazali’ye göre ‘Dinin, adetlerin ve insanlığın gerekli kıldığı yerlere harcama yapmak
cömertliktir. Bu ölçülerin altına düşmek cimrilik, bunların üstünde harcamada bulunmak israftır.
İnsan kendisine olarak verilmiş olan her türlü imkânı, meşruiyet sınırları içinde elde etme ve
kullanma sorumluluğu taşımaktadır. Bu durumu Allah’ın elçisi Hz. Muhammed (s a v) şu şekilde
özetlemiştir. ‘’Ahirette kişi şu beş şeyden sorguya çekilmedikçe Allah’ın huzurundan ayrılamaz.
Bunlar: Servetini nasıl kazandığı, nasıl harcadığı, ne gibi işler yaptığı, bedenini hangi yolda
yıprattığı, bildiklerini yaşayıp yaşamadığıdır’’Tirmizi Kıyamet
Yine Allah’ın kutlu elçisi ‘’İki nimet vardır ki insanların çoğu bunların değerinden habersizdir:
Bunlar sağlık ve boş zamandır’’Tirmizi Züht Maalesef insanların çoğu aklını kullanıp güven içinde olup
güven vermedikleri, Allah’ın kendilerine emanet olarak verdiği sağlıklarının ve ömürlerinin kıymetini
bilmemektedirler. Sağlıklarını ve ömürlerini Allah’ın haram kıldığı pek çok fiili yaparak israf
etmektedirler/tüketmektedirler.
Günümüz dünyasının en önemli sorunlarından biri de atalarımızdan bize miras kalan tertemiz
dünyamızın havasını, toprağını, suyunu kirleterek israf etmemizdir. Maalesef vahşi kapitalizm,
dünyamızı yaşanmaz hale getirdi. Kapitalizm hayatı: Yaşamak için çalışmak, çalışmak için yaşamak
şeklinde tanımlayarak, berbat bir döngünün içinde tüm dünyayı adeta büyük bir çöplüğe dönüştürdü.
Havayı, suyu, toprağı kirleten kapitalist zihniyet; akciğerlerimiz saydığımız ormanlarımızı, iskana
açarak, betonlaştırarak adeta gelecek nesillerin dünyasını yok ediyorlar.
Hangi akıl, vicdan, ahlak ve adalet duygusuyla coğrafyamızdaki ormanlarımız iskana açılarak
betonlaştırılmaya başlandı? Ormanları israf ederek betonlaştıranlar elbet bir gün ölecekler, arkadan
gelen nesiler doğa katliamı yapanları nasıl anımsayacaklar? Nasıl anacaklar? Hele bir düşünün! Bir
takım sonradan görme kapitalistlerin hazlarını tatmin etmek için doğa katliamı yapanlar ne olur biraz
düşünün!
Ormanlar, denizler, sular, topraklar, atmosfer hiç kimsenin tapulu malı değildir. Mülkiyet
Allah’ındır kiracısı ve emanetçisi kıyamete kadar bütün insanlıktır. Ne olur birazcık doğaya saygı ne
olur doğacak yeni nesillere biraz insaf, ne olur kendinize karşı biraz insaflı olun. Yapmış olduğunuz her
israftan dolayı Allah’ın katında sorgulanacaksınız.
Hava, toprak, su ormanlar, denizler, yediklerimiz içtiklerimiz, giydiklerimiz, Allah’ın insanlara
verdiği nimetlerden bazılarıdır. Allah CC ilahi mesajında kullarını şu şekilde uyarıyor ‘’ Sonra o gün
bütün nimetlerden dolayı mutlaka hesaba çekileceksiniz’’ Tekasür 8 ‘’Yiyin için fakat israf etmeyin,
Allah israf edenleri sevmez’’ Araf 31
Sadece topraklarımız, sularımız, denizlerimiz, atmosferimiz, ormanlarımız mı, hoyratça kullanılarak
israf ediliyor? Elbette hayır, Allah’ın ahseni takvim ve eşrefi mahluk olarak yarattığı çocuklarımız kahir
ekseriyeti meslek sahibi yapılamayarak, işsizlik ordusuna her yıl binlerce gencimiz katılarak, insan
gücümüz israf ediliyor.
İşi gücü olmayan gençler evlenemiyor, çoluk çocuk sahibi olamıyor, nüfusumuz hızla yaşlanırken,
ara eleman olarak nitelendirilen meslek erbabı hızla azalıyor, üretim azalıyor, tüketim çılgınlığı
yaygınlaşıyor. Milletimizin bütün siyasi yapıları ve bütün kesimleri bir araya gelerek, sen/ben
kavgasını bir kenara bırakarak, kafa kafaya vererek, elbirliği içinde, her türlü israfa artık dur demeleri
gerekmez mi? Selam ve dua ile.
30 HAZİRAN 2026
Ali Kemal EREN

