Değirmendere sahilinin geçmişini bilenler hatırlar...
Gece yarılarına kadar sahilde yapılan sohbetler,
Ailelerin bir arada demleyip içtiği semaver çayları...
Hepsi sanki yüz yıl önceymiş gibi gelir insana.
Hafta sonu,
Derince'den,
Karşı kıyıdan akın eden vatandaşlar..
Çay bahçelerinden yükselen kahkaha sesleri...
Gök yüzüne uzayan çınar ağaçları...
Hepsi mazide kaldı sanki..
Her şeyin değiştiği gibi,
Değirmendere de değişti...
yolun üst tarafında meydana gelen yapılaşma,
O güzelim beldeyi,
Başlı başına bir ilçeye çevirdi...
Eski esnaflar gitti,
Yerine yeni yeni yüzler geldi...
Dedik ya,
Değirmendere de çok değişti..
İnsanı değişti,
Esnafı değişti,
Sahilinde yürümek bile dert oldu...
Kavgası gürültüsü bitmeyen,
Egzoz sesinden,
Motor gürültüsünden yaşanamayacak bir hale geldi...
Bir zamanların gözde sahili,
Hafta sonu kafa bulma mekanına döndü...
Bir de sahil dükkanlarımız var elbet...
Esnaftır, 8 ay yatıp üç ay iş yapıyorlar "İdare etmek lazım" derken,
iş çığrından çıktı...
Yaya yolunun bir tarafı dükkanlarla,
Diğer tarafı motordu, bisikletti çevrilince,
Yayaya da yoldan yürümek kaldı.
Sözün özü;
Değirmendere de,
Sahil bandında bir düzenleme yapmak lazım..
Sahil bandında bir düzenleme yapmak lazım..
Hem de asayişinden, trafiğine,
Sahil bandından ,
Esnafın dükkan önlerine kadar,
Yeniden bir planlama yapmak lazım..
Yoksa,
Değirmendere'nin bugününü bile çok ararız..
